MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne dair verilen 20/10/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; davalı ... kurumu adına iş yapan diğer davalı ... Mühendislik şirketinde işçi olarak çalışan dava dışı şoför ...'un sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortalı ...plakalı kamyonetin kasa kısmından dışarıya çıkacak şekilde davalı ...’ın direk ambarından yüklenilen demir elektrik direğinin yol kenarında yürümekte olan davacıların murisi ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında trafik raporuna göre sürücünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olanların, ... ve...’ın ... ... köyünde direk dikim işini üstlenen ... şirketi olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkillerinin muris ...'in maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı ... şirketinin davacıların destekten yoksun kalmaları nedeniyle 40.090,15 TL tazminat ödediğini belirterek; FİHSKK ile şimdilik tüm davacılar için 10.000,00 TL maddi, davacı eş ... için 20,000,00 TL, çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00'şer TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak (manevi tazminat yönünden davalı ... dışındaki davalılardan) müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; 16/02/2012 tarihli açıklama dilekçesiyle dava dilekçesindeki maddi tazminat taleplerini her bir davacı için ayrı ayrı 2.500,00’er TL olarak açıklamış; 30/05/2013 tarihli celsede davadan önce sigorta şirketi tarafından 14/12/2010 tarihinde davacılara yapılan toplam 40.090,15 TL ödeme, bilirkişilerce hesaplanan tazminattan aynen mahsup edilerek, 31/05/2012 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini davacı eş ... için 7.569,73 TL'ye yükselterek tüm davacılar için toplam 14.047,22 TL talep edilmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacı eş ... için 7.569,73 TL, davacı ... için 1.047,33 TL, davacı ... için 2.344,52 TL, davacı ... için 3.085,65 TL olmak üzere toplam 14.047,22 TL maddi tazminatın davalılardan dayanışmalı olarak dava tarihindeki yasal faizi ile birlikte davacılara verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, davacı eş ... için 10.000,00 TL ve diğer davacılar için 5.000,00’er TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınıp davacılara verilmesine dair verilen ilk hükmün davalı ...Ş vekili ve davalı (...) ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15/05/2018 tarihli ve 2017/2949 esas, 2018/5090 karar sayılı ilamı ile “davacı evlatlar için hükmedilen miktarlara nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, gerekçede davalı ... şirketinin yapmış olduğu 40.000,00 TL davacı ...'a ödenmiş olduğundan, bu meblağın davacı ... için hesaplanan miktardan düşüldüğü belirtilmiş ise de, mahkemenin kısa kararını hangi gerekçeyle ve nasıl oluşturduğu net olmayıp kararın denetime elverişli olmadığı, ayrıca mahkemece davalı ...’nün sorumluluğu bakımından hükmün gerekçesinde hiçbir belirleme yapılmamasının da doğru görülmediği, kabule göre de; mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, davalı ...Ş. tarafından dava tarihinden önce davacılara yapılan ödemenin, hesaplanan tazminattan hiç tenzil edilmediği, davalı ... tarafından yapılan ödemeyi destek tazminatı hesabı yapılmadan önce alan davacının, hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldığı paranın yasal faizi kadar kazanım elde ettiği, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya yapılan ödemenin, ödeme günü ile destek tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizinin de ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan destek tazminatından indirilmesi gerektiği, bu durumda, mahkemece HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi doğrultusunda davacılar vekiline ıslah dilekçesindeki maddi tazminat taleplerinin davacı evlatlar ..., Yeter ve Sibel yönünden ayrı ayrı açıklattırılması, davalı ... şirketinden davaya konu hasar dosyası getirtilerek, hangi davacı için ne kadar ödeme yapıldığının ayrı ayrı tespit edilmesi ve yapılan ödemenin güncellenerek mahsubu için hesap bilirkişisinden ek rapor aldırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçeyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı eş ... için 7.569,73 TL, davacı ... için 353,93 TL, davacı ... için 2.344,52 TL, davacı ... için 3.085,65 TL olmak üzere toplam 13.353,83 TL maddi tazminatın davalılar ... Mühendislik ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 10.000,00 TL ve diğer davacılar için 5.000,00’er TL olma üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... Genel Müdürlüğü ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak davacı tarafın bozmadan önce sunduğu ıslah dilekçesi ve 23/03/2019 tarihli açıklama dilekçesi dikkate alınarak, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Davacılar vekilince dava dilekçesinde tüm davacılar için toplam 10.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, bozmadan önce sunulan ıslah dilekçesinde, eş ... için taleplerini 7.569,73 TL ye yükselterek, tüm davacılar için toplam 14.047,22 TL talep edilmiş, bozmadan sonra davacı çocuklar için ıslah dilekçesindeki talep yönünden davacılar vekilinin 21/03/2019 tarihli açıklama dilekçesinde; ilk hükümde hükmedilen tazminat tutarları tekrarlanarak, davacı ... için 1.047,33 TL, davacı ... için 2.344,52 TL, davacı ... için 3.095,65 TL olarak talep edildiği beyan edilmiş, bozmadan sonra dosyaya getirtilen hasar dosyasında sigorta şirketinin yaptığı toplam 40.090,15 TL ödemenin 26.445,33 TL sinin davacı eş ...’a, 1.633,41 TL sinin dava dışı çocuk ...’ye, 2.587,59 TL sinin davacı ...’ye, 3.914,97 TL sinin davacı ...’e, 5.508,84 TL sinin davacı ...’e yapıldığı görülmüş; mahkemece bozmadan sonra önceki bilirkişiden alınan 16/12/2019 tarihli ek raporda, davalı ... şirketince dava tarihinden önce 14/10/2010 tarihinde yapılan toplam 40.090,15 TL ödeme, ödeme tarihinden işbu rapor tarihine kadar güncellenerek, yeniden hesaplanan tazminattan mahsup edilerek, davacı eş ... için 50.053,81 TL, davacı ... için 353,93 TL, davacı ... için 7.447,97 TL, davacı ... için 18.779,91 TL bakiye destek zararı belirlenmiş, mahkemece bozma ilamından önce sunulan ıslah dilekçesi ve 23/03/2019 tarihli açıklama dilekçesinin dikkate alındığı belirtilerek, davacı eş için 7.569,73 TL, davacı ... için 353,93 TL, davacı ... için 2.344,52 TL, davacı ... için 3.085,65 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Bozma kararında her ne kadar ilk kararda davacı çocuklar için hükmedilen miktarlara nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, davalı ...’ın sorumluluğu bakımından hüküm gerekçesinde hiçbir belirleme yapılmadığı, dava tarihinden önce davacılara yapılan ödemenin, ödeme günü ile destek tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizin de ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan destek tazminatından indirilmesi gerektiğine, hasar dosyasında davacılara yapılan ödemelerin güncellenerek mahsubu için ek rapor alınması gerektiğine işaret edilmişse de, mahkemece bozmadan sonra alınan 16/12/2019 tarihli ek raporda, ilk alınan rapordaki veriler esas alınarak hesaplama yapılması ve davalı ... şirketinin yaptığı ödemenin önceki rapor tarihine kadar güncellenip mahsup edilerek davacıların alabileceği destek tazminatının gerçekten ne olacağının belirlenmesi gerekirken, ilk kararı davacı yanın temyiz etmediği ve ilk kararı temyiz eden davalıların usuli kazanılmış hakları da dikkate alınmadan, güncel verilere göre hesaplama yapılması ve davalı ...’ın kazadaki sorumluluğu yönünden bozmaya uygun şekilde bir belirleme ve değerlendirme yapılmaması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre temyize gelen tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyize gelen tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 08/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy