MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/04/2016 gün, 2016/1179 E- 2016/4574 K sayılı ilamı ile “… Davacılar vekili, dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak maddi tazminat istemini davacılar ... ve ... için toplam 2.000,00 TL olarak talep etmiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamadan sonra, bedel artırım dilekçesi ile talebini davacı ... bakımından 7.690,07 TL'ye, davacı ... bakımından 33.705,31 TL'ye yükseltmiştir. Davacılar ... ve ...'nun bu istemi ayrı bir dava niteliğindedir ve bu özelliği itibariyle harç alınmayı gerektirir. 492 sayılı Harçlar Yasasının 1 ve 15. maddeleri gereğince yargı işlemlerinden harç alınır. Harcın alınmamış ya da eksik alınmış olması durumunda, yine aynı Yasanın 30. maddesi gereğince verilecek süre içerisinde, ilgilisi tarafından harcın yatırılmadığı veya eksik harcın tamamlanmadığı anlaşıldığı takdirde yargılamaya devam olunamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda, ıslah harcının eksik yatırıldığı dosya kapsamındaki makbuz içeriğinden anlaşıldığından, mahkemece davacılar ... ve ...'na eksik ıslah harcının tamamlanması için süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bir insanın ölümü hukuki anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte BK'nın 45/II. maddesinin (6098 sayılı TBK m. 53) öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Mahkemece destek ... hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmamış, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece destek ...'nun temyiz dilekçesinde belirtilen işletmesinin niteliği ilgili ../...
kurumlardan sordurulup tespit edilerek, destek ...'nun yerine ikame edilecek kişiye ödenmesi gereken ücretin belirlenmesi yönünden araştırma yapılarak tespit edilecek ücret hesaplamaya esas aldırılmak üzere, aynı bilirkişiden ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli ek rapor aldırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destek tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; davacıların desteğinin olay tarihi itibariyle hafriyat ve kazı işi yapan işletmesi bulunduğu, bu işletmede desteğin şahsen çalıştığı, işletmenin kapasitesi gözetildiğinde, desteğin gelirinin asgari ücretin üstünde olduğu anlaşılmakla; gelirinin asgari ücretin 1,5 katı olarak kabulü ile destek tazminatı hesabı yapılması gerekirken, bozma ilamından önce de olduğu gibi asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ... ve ...'na geri verilmesine 19/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy