MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ...aleyhine 25/04/2013 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Kanun’dan kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31/03/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının haksız eylemi sonucu 22/04/2008 tarihinde yaralanan dava dışı polis memuruna, 2330 sayılı Kanun gereğince 07/11/2012 tarihli Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile nakdi tazminat ödendiğini belirterek, İdarece ödenen 10.201,50 TL nin ödeme tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesine üzerine Dairemizin 26/02/2019 tarihli ve 2016/16221 esas, 2019/997 karar tarihli ilamı ile davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek “haksız eylem sonucu oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalıların sorumlu tutulacağı tazminat miktarının da olay günündeki verilere ve bu bağlamda olay günündeki katsayılara göre yaptırılacak hesaplama doğrultusunda belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; olay tarihindeki verilere hesap edilen nakdi tazminatın 7.051,80 TL ve işlemiş yasal faizin 3.180,27 TL olduğu yönündeki bilirkişisi raporunun benimsendiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile toplam 10.232,07 TL'nin ödeme tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Rücuen tazminat davasında davacı yararına ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacı taraf da dava dilekçesinde açıkça ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece talep de gözetilerek olay tarihindeki verilere göre alınan bilirkişi raporuyla belirlenen 7.051,80 TL nakdi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan
faize faiz yürütülerek ve davacının talebini de aşar şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.