MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 28/07/2016 tarihinde davalıya sigortalı aracın davacı müvekkiline yaya halde iken çarpması sonucunda meydana gelen çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin %40 oranında yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 191.573,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 191.573,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... Şirketinden tahsili ve davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile UHK kararının düzeltilmesine buna göre; başvurunun kabulüne 139.454,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,bakiye kısmın reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmasına göre; davalı vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık ../...
İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 28/07/2016 tarihi olmasına göre, düzenlenecek raporun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmeliğe uygun olması gerekir.
Davacı vekili tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde davacıya ait iki ayrı maluliyet raporu sunmuş ve bunlardan % 40 oranında maluliyeti olduğunu tespit eden rapora göre karar verilmesini istemiştir. Davacının aynı kurumdan aldığı 30/10/2018 tarihli raporda kazadan kaynaklı maluliyetinin % 35 oranında olduğu, geçici iş göremezliğinin ise 135 gün olduğu,Özürlü Sağlık Kurulu Yönetmeliğine göre tanzim edildiği belirtilmiş kaza tarihindeki mi yoksa rapor tarihindeki yaşına göre mi belirle mi yapıldığı yazılmamıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Adli Tıp Kurulunca Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hazırlanmış 03/08/2018 tarihli rapora göre belirlenen % 40 oranındaki maluliyet tespitine göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiştir. Oysa ki kaza tarihinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlüktedir.
Buna göre davacının maluliyetine ilişkin her iki raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği görüldüğünden İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosya kapsamındaki raporlar da irdelenmek suretiyle , kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre,temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir.
Taleple bağlılık ilkesi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Taleple bağlılık ilkesi tahkim yargılamasında da geçerli olup itiraz Hakem Heyetince talep dikkate alınmalıdır.
Eldeki davada;davacının işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan hesap raporunda, terditli olarak PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği kullanılarak ve ayrıca TRH 2010 Yaşam Tablosu' ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Davacı vekili PMF 1931/progresif rant tekniğine göre yapılan hesaba göre davasını ıslah etmiş, Uyuşmazlık Hakem ıslah talebine göre karar vermiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine ,İtiraz Hakem Heyetince itirazı kabul edilerek hesap raporunda terditli olarak yapılan hesaplamadan olan TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre bulunan tazminata hükmedilmiş ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
O halde, davacı TRH 2010 yaşam tablosundan daha kısa ömür belirleyen PMF yaşam tablosuna göre talepte bulunduğundan davacının talebi dikkate alınarak, UHH de hükme esas alınan PMF1931 ve progresif rant yöntemine göre bulunan hesaba göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 21/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.