MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 07.09.2017 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin desteği ...’in karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir müvekkili için 1.250,00’şer TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, taleplerini ... için 29.551,56 TL’ye, ... için 43.208,81 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin kısmen kabulü ile %20 oranında hatır taşıması/müterafik kusur indirimi uygulaması ile murisin annesi ... için 23.641,25 TL,babası ... için 34.567,05 TL destek tazminat bedelinden oluşan toplam 58.208,30 TL taminatın 29.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara taraf veklleri tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, davalı vekilinin ise itirazlarının kısmen kabulüne karar verilerek; talebin kabulü ile murisin annesi ... için 29.551,56 TL, babası ... için 43.208,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalından tahsiline,... ve ... için talep edilen 2.500,00 TL bedelin reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-5684 sayılı Sigortacılık Yasasının 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti; davacı ...lehine hükmedilen tazminat miktarı 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırının altında olduğundan karar kesin niteliktedir. Bu sebeple davalı vekilinin davacı ... yönündeki temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda; her ne kadar trafik kazası tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz ise de destek Sati’nin kaza sonrası araçtan fırladığı olay yeri keşif tutanağında belirtilmiştir.
Bu durum karşısında; destek Sati’nin araçtan fırlama durumu dikkate alındığında emniyet kemeri takılmamış olmasının müterafik kusur teşkil edeceği gözetilerek, Dairenin yerleşik uygulaması gereğince, destek Sati yönünden davacı ... için hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılarak bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanun’unda 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13.maddesine "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı Hüsne Şimşek yönündeki temyiz isteminin miktar itibariyle REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy