MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkındaki Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 23/05/2020 tarih 2020/İHK 10669 sayılı kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili 10/10/2018 tarihinde davalı şirkette sigortalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının, davalıdan temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 70.451,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvurunun kabulü ile 70.451,00 TL'nin davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine alacağa 29/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; bu karara davacı vekili ve davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin ve davalı vekilinin itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aynen icrasına, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Başvuru, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan kaza tesbit tutanağında kazanın oluşunda olay yeri incelemeleri ve sürücü beyanlarından Rahmi İba'nın KTK 53/1 b ( sola dönüş kurallarına uymamak) ile KTK 84/1 f (doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak ) kurallarını ihlal ettiği, motosiklet sürücüsü ...'ın kusuru olmadığının belirtildiği, Bergama 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/244 esas, 2021/44 karar sayılı dosyasında keşif sonucu alınan bilirkişi raporu uyarınca sanık Rahmi İba'nın asli ve tam kusurlu olduğu esas alınarak hüküm kurulduğu, hakem heyetince adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan 21/01/2020 tarihli raporda ise; otomobil sürücüsü Rahmi İba'nın sol tarafa dönüş yaparken durması, yolu kontrol etmesi, diğer araca yol verdikten sonra geçmesi motosiklet sürücüsüne göre daha dikkatli olması gerektiği halde trafiğin akışı, trafik işaretlerine uyma, hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama, doğrultu değiştirme, kavşaklarda geçiş hakkı araç manevraları kurallarını ihlal ettiği, %75 oranında asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü Salih ../...
...'ın da kavşak yaklaşımı şartlarına uygun davranmadığı, kavşağa gelirken hızını azaltması, yolu kontrol etmesi, ses ışık vb işaretlerle sürücüyü uyarması, motosikletin diğer araçlara göre manevra kabiliyetini de kullanarak manevra yapması gerekirken dikkat ve özen göstermemesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve hakem heyetince bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporları arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.