MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 18/06/2018 tarih 2018/İHK-4978 sayılı itirazın kabulü ile başvurunun reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 03/02/2013 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde yaya olan müvekkilinin yaralandığını ve maluliyetinin bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik olmak tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; 08/03/2018 tarihli dilekçesi ile talebini 94.989.00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulü ile 94.989.00 TL’nin 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, 15/05/2018 tarihli ara karar ile davacı tarafa 10 gün içinde hastaneye başvurulması gerektiğine ilişkin kesin süre verildiği, hastaneye başvurmayan davacının maluliyet oranını kanıtlayamadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, başvurunun reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinde ise; "Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun’un 11., Avukatlık Kanunu'nun 41. ve 6100 sayılı HMK'nın 71 ve devamı maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Öte yandan; 6100 sayılı HMK'nın 94. maddesinde; Kanun’un belirlediği sürelerin kesin olduğu, hâkimin, tayin ettiği sürenin ise kesin olduğuna karar verebileceği, aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan tarafın yeniden süre isteyebileceği, bu şekilde verilecek ikinci sürenin kesin olduğu ve yeniden süre verilmeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin; 15/05/2018 tarihli ara kararı ile davacı tarafa, maluliyet raporu yönünden ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına müracaat edip inceleme ücretini yatırması için 10 günlük süre verildiği, ancak ara kararda verilen sürenin kesin olduğunun belirtilmeyip sonuçlarının açıkça davacı tarafa gösterilmediği, bu nedenle ara kararın usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında; 15/05/2018 tarihli ara kararın, davacı vekiline teslim edildiğine dair belgenin de dosya kapsamında bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafa kesin süreli ihtarı içermeyen usulüne aykırı ara karara ve bu kararın davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belge bulunmamasına rağmen, davacı tarafın süresi içerisinde kesin sürenin gereğini yerine getirmediği ve iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmesi hatalı görülmüş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy