MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 22/01/2019 tarih 2019/İHK-828 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ve davalı nezdinde ... poliçesi olan araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı kazada müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.100 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 330.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 330.000,00 TL tazminatın 09/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Anılan karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 10/11/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; kaza tarihinde 3 aylık olan davacının ... Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilerek ve bu yaş baz alınarak "irat yöntemi" ile işleyecek/ bilinmeyen devre hesabının yapılmış olduğu, işleyecek aktif dönem ile işleyecek pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin de açık bir şekilde yazılmadığı, davalı vekilinin anılan hususlarda Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Yine davalı vekili kaza tarihinde 3 aylık bebek olan davacının araçta çocuk koltuğunda oturmadığını, emniyet kemerinin takılı olmadığını, çarpışma esnasında annesinin kucağından savrularak yaralandığını iddia ederek hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği hususunda da itirazda bulunduğu görülmüştür.
Hakem Heyetince yapılan yargılamada, davalı vekilinin aktüer bilirkişi raporuna ilişkin itirazı her ne kadar doğru olsa da, aktüerce yapılan hesaplamada davacının aktif dönem zararının dahi teminat limitinin çok üzerinde bulunması karşısında, hata yapılan pasif dönem zararının esasa hiçbir etkisinin bulunmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının
reddi gerektiği sonucuna ulaşılmış, yine aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminatın poliçe teminatının çok üzerinde bulunması ve müterafik kusur indirimi yapılması halinde dahi poliçe teminat limitine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmış olup davacının hak ettiği tazminat miktarı doğru bir şekilde hesaplanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan vakıalar karşısında hakem heyetince; öncelikle denetime ve hüküm kurmaya elverişli aktüer bilirkişi raporuyla davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi, bu tazminat miktarından davalının müterafik kusur indirimi iddiası hakkında değerlendirme yapılmak suretiyle gerekiyorsa müterafik kusur indiriminin yapılması sonucu davacının hak edeceği bakiye tazminatın tespiti, daha sonra davaya konu ... poliçesinde şahıs başına sakatlanma ve ölüm nedeniyle teminat limiti kapsamında davalının sorumlu olduğu miktarın tespit edilmesi gerektiği göz önüne alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.