MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 04/12/2019 tarih 2019/İHK-18446 sayılı kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili; davalı ... nezdinde sigortalı aracın davacının sürücüsü olduğu araca çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş ıslah dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince;iddia,savunma,toplanan delilleri ve benimsenen bilirkişi raporuna göre başvurunun kabulü ile 360.000,00 TL tazminatın 29/04/2019 tairihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş hükme karşı davalı vekilince itiraz yoluna başvurulmuştur.İtiraz Hakem heyetince; trafik sigortası genel şartlarında başvuru için belirtilen belgeler sunulmadan, sigorta şirketine yapılan müracaata istinaden sigorta tahkim komisyonuna gidilemeyeceğini, bu nedenle davalının rapora yönlendirdiği itirazının kabulüne, kararın kaldırılarak dava şartı oluşmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilşkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 27/08/2018 olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının başvuru yaparken dosyaya sunduğu ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanılığı tarafından düzenlenen 02/04/2019 tarihli rapor; usule uygun yönetmelik hükümleri çerçevesinde yetkili kurumdan alınmıştır. Ancak söz konusu raporun incelenmesinde davacının kaza tarihinden önceki 07/03/2018 tarihindeki geçirdiği kazadan bahsedilmiş olması ve davacının muayene edilmemiş olması karşısında söz konusu rapor denetime uygun olmayıp hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda İtiraz hakem heyeti tarafından kaza tarihindeki geçerli yönetmelik hükümleri uyarınca muayeneli olarak ve kaza tarihi itibariyle tüm tedavi evrakların tetkikini içeren üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarından yeni bir maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kaldı ki; tahkim yargılamasında yapılacak tahkikatta usule aykırı raporların sunulduğunun tespiti halinde Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde HMK çerçevesinde tahkim yargılaması yapılacağı belirtildiğinden hakem heyetince usule uygun raporların alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince gerekçede davacı tarafından usule uygun rapor sunulmadığından bahisle dosyaya sunulan raporlara göre karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.