MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 14/01/2020 tarih 2020/İHK-1076 sayılı kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; çift taraflı trafik kazası neticesinde davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusuru nedeniyle davacı sürücünün yaralandığını belirterek ıslah dilekçesiyle 88.779,00 TL sürekli iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia,savunma ve toplanan delillere göre, başvurunun kısmen kabulü ile 58.269,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 17/04/2019 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince yapılan itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem heyetince ,davalı vekilinin itirazının kabulü ile maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği, bu durumun sonradan tamamlanabilir dava şartı olmadığı gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilşkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra da
Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 24/06/2018'dir. Davacının başvuru yaparken dosyaya sunduğu 29/03/2019 tarihli ... Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Müdürlüğü Tıp Bilimleri Ana Bilimdalı (Adli Tıp) Adli Kurul Raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik'e göre kaza tarihinden itibaren yapılan işlemler ve yapılan muayene neticesinde davacıda %10 oranında maluliyetin oluştuğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince de söz konusu rapor doğrultusunda davacının talebi kısmen kabul edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetice, hastanenin Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği hastaneler arasında olmadığı, doktorların uzmanlığının belli olmadığı belirtilerek raporun usule uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Ancak İtiraz Hakem Heyetince yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, hükme esas alınan 29/03/2019 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olarak düzenlendiğinin kabulü ile işin esasına girilerek davacı vekili ile davalı vekilinin itirazlarının incelenmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin gelire yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin gelire yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.