MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 02/04/2019 tarih 2019/İHK-3669 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 14/03/2018 tarihinde davacılar ... ve ...'ın kızı, diğer davacı ...'in annesi ...'in yolcu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, davalı tarafça yapılan ödemenin yetersiz olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 2.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık hakem heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kabulü ile davacı ... ... için 38.830,00 TL, davacı ... için 48.553,00 TL, davacı ... Su ... için 56.558,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin davacı ... ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 6456 sayılı Kanun'la değiştirilen 30. maddesinin 12. fıkrasında; 5.000,00 TL'nin altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu; 5.000,00 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebileceği; 40.000,00 TL'nin üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı ... ... lehine hüküm altına alınan tazminat miktarına ilişkin karar, anılan kanunun yürürlüğünden sonra verildiğinden, miktar itibariyle davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin davacı ... ... hakkında verilen karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin davacılar ... ve ... Su ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde; İtiraz hakem heyetince, meydana gelen tek taraflı kazada sigortalı sürücünün tam kusuruna göre davalı tarafın sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin kusura yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası'nın 36/1. maddesindeki adil yargılanma hakkının ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılması bakımından, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara usulünce tebliğ edilmesi gerekir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Sigorta tahkim yargılamasında da uygulanması gereken Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi ise "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır" düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan hesap raporunun davalı vekili yerine vekille temsil edilen davalı ... şirketine (asıla) tebliğ edildiği; karara itiraz eden davalı vekili tarafından, tebliğe ilişkin bu usulsüzlüğün de itiraz sebebi yapıldığı; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, tebligatların davalı ... şirketinin (asılın) tahkim sisteminde kayıtlı olan adresine yapılmış olması nedeniyle usule uygun olduğu kabul edilerek inceleme yapılıp davalı vekilinin tüm itirazlarının reddine karar verildiği görülmektedir. Oysa; davalı ... davada kendisini vekille temsil ettirmekte olup, TK madde 11 gereği vekilin bildirdiği adrese tebliğlerin yapılması gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; vekille temsilin sözkonusu olduğu davada yapılacak tüm tebliğlerin vekile yapılması gereği de gözetilerek, hesap raporunun davalı vekiline tebliği sağlanıp eksikliğin bu şekilde giderilmesi ve davalı vekilinin raporlara itirazlarının alınıp değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre, davalı vekilinin diğer itirazları hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, usule aykırı biçimde ve davalı yanın savunma haklarını da kısıtlayacak şekilde yargılamaya devam edilip karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin kusura yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... Su ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.