MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen başvurunun usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 28/09/2020 tarih 2020/İHK-15368 sayılı itirazın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda; 18/08/2018 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını beyanla belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamada talebini 73.307,17 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili, kusura ve maluliyete itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 73.307,17 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hakem heyetince yapılan araştırma inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağına göre; davacının yolcu olduğu araç sürücüsü kavşakta geçiş önceliğine uymama ve hızını azaltmama nedeniyle, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmama nedeniyle kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafından ibraz edilen 26/01/2019 tarihli makine mühendisi raporunda ise davacının yolcu olduğu araç sürücüsü % 75 oranında, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü % 25 oranında kusurlu bulunmuş; hakem heyetince de bu rapor hükme esas alınmıştır. Uyap ortamı üzerinde yapılan incelemede ise dava konusu kazaya ilişkin yapılan ceza yargılamasında, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 2019/530 Esas 2019/558 Karar sayılı dosyada yapılan yargılamada benimsenen ATK raporu ile; kavşakta davacının yolcu olduğu araç sürücüsü yönünde "dur" levhası bulunduğu, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün alacağı etkin bir tedbir olmadığı, bu sebeple meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararı ile de temyiz istemi reddedilerek kesinleşmiştir.
Kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda itiraz hakem heyetince; ceza dosyası da getirtilerek ceza mahkemesince alınan ATK raporu ile kaza tespit tutanağı ve hakem heyetince hükme esas alınan rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 - 01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 - 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak 26/06/2020 tarihli Balıkesir Üniversitesi Adli Bilirkişi Kurul raporuna göre; davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %15 olarak belirlenmiştir. Ne var ki anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacı tarafça ibraz edilen İ.... Üniversitesi tarafından düzenlenen 29/04/2019 tarihli ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybının % 11,7 olarak belirlenen rapora göre hesaplama yapılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.