MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İtiraz Hakem Heyetince yapılan inceleme sonunda verilen kararın süresi içinde davalı vekilince temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 15.500,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 197.618,37 TL’nin tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulü ile diğer itirazlarının reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davacının hemşire olup gelirinin asgari ücretten fazla olduğunu açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davacının gelirine ilişkin belgeler sunmuştur. Davacının zararının belirlenmesine yönelik olarak alınan aktüer raporunda da bildirilen ücret bordrosundaki gelir esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik zararı belirlenmiş, hakem heyetince de bu miktar karara esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nin 54. maddesinin 3. fıkrasında, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararları, haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmini gereken zararlar arasında düzenlemiştir. Eldeki davada bu düzenleme gereği, davacının davaya konu kazadaki yaralanmasından doğan zararlarının giderilmesi amacı ile benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda talebin kabulüne karar verilmiştir. Ancak eksik inceleme ile karar verilemez.
Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Somut olayda; karara esas alınan tazminat bilirkişi raporunda, tazminata esas alınan gelire ilişkin belgeler denetlenebilir ve düzenli değildir. Bilirkişi tarafından tazminata esas alınan gelirin hangi veriler esas alınarak kabul edildiği de rapor içeriğinden ve dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davacının kaza tarihinde ve sonrasında ne iş yaptığı ve gelirinin ne kadar olduğu, bu gelirin düzenli gelir olup olamadığı anlaşılamamıştır. Bu yönleri ile bilirkişi raporu denetime ve karar vermeye elverişli değildir.
Tazminat hesabı yapılırken davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar geçen süredeki (işlemiş/bilinen dönemdeki) somut gelirinin tespit edilmesi, işlemiş/bilinen dönem hesabının bu veriler doğrultusunda yapılması gerekir.
Bu durumda, hakem heyetince yapılacak iş; öncelikle davacının kaza tarihinde ne iş yaptığının belirlenmesi, ondan sonra işlemiş dönem hesabı açısından; davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar her ay elde ettiği net gelirin belirlenmesi, ondan sonra işleyecek dönem hesabı açısından hesap tarihi itibari ile davacının ne iş yaptığının ve elde ettiği net gelirin daha somut delillerle ispatlanması ve belirlenmesi, ve davacı taraf bir iş verene bağlı olarak çalıştığını bildirerek ücret bordrosu sunduğuna göre gerekirse sunulan ücret bordrosuna ilişkin iş verenin defterlerinin incelenmesi ve ücret bordrosunun ...’ye bildirilip bildirilmediği de araştırılarak ... kayıtları esas alınarak kazancının saptanması; yapılan bu araştırmalardan sonra elde edilecek belgelere göre işlemiş dönem hesabında davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen gelirlerinin uygulandığı; hesap tarihinden sonraki dönem olan işleyecek dönem için de davacının bilinen son gelirin uygulandığı ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibaret olup yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı vekili, davaya konu kazanın trafik iş kazası olduğunu bildirerek davacıya yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini savunmuştur. Gerçekten de sebepsiz zenginleşme ve mükerrer tazminat ödemesinin önüne geçilmesi amacı ile davacıya yapılan başka ödemeler var ise bu ödemelerin de araştırılarak hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekip gerekmediğinin de tartışılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı soruşturma dosyasındaki ifadesinde satış temsilcisi olup satış işlemi yaptıktan sonra araç ile dönüş sırasında kaza gerçekleştiğini ve yaralandığını ifade etmiştir. Buna göre hakem heyetince davaya konu kazanın iş kazası olup olmadığı, davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere de kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.