MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 29/03/2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı kazada davacı ... ...’nın yaralandığını ve malul kaldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 23.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 1.000,00TL geçici iş göremezlik zararı, 10.000,00 TL bakıcı gideri ve 6.000,00 TL ... tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve 1.200,00 TL rapor ücretinin, toplam 41.200,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 155.597,00 TL sürekli iş göremezlik zararı,15.337,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 189.066,00 TL geçici bakıcı gideri, 6.000,00TL tedavi gideri ve 1.200,00 TL rapor ücreti, toplam 367.200,00 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 155.597,00 TL sürekli iş göremezlik zararı,15.337,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 189.066,00 TL geçici bakıcı gideri, 6.000,00TL tedavi gideri ve 1.200,00TL rapor ücreti olmak üzere toplam 367.200,00 TL’nin 04.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiş, karara davalı vekilince itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti’nce davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, toplam 365.760,00 TL maddi tazminatın 04.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, dair karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat talebine ilişkindir.
6847 Sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nun 48/6.maddesinde; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK’nın 179/3 maddesinde ise “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare
edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
Somut olayda kaza sırasında davacının alkollü olduğu doktor raporu ile saptanmış ise de, kazaya etkisinin olup olmadığı hususunu değerlendiren bir rapor alınmamıştır. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir.
Dosya kapsamından kaza sonrası düzenlenen tutanakta sigortalı araç sürücüsünün ters yöne girdiği ve kazanın ters yönde ilerlerken meydana geldiği, davacı/başvuranın sevk ve idaresindeki motosikletin ışık donanımının çalışmadığı, kazanın gece vakti meydana geldiği anlaşılmaktadır. Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/2017 esas sayılı dosyasında alınan 02/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda 48 JE 939 plakalı araç sürücüsünün asli, başvuru sahibinin tali kusurlu olduğu belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı/başvuranın %25 kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan tazminat hesabı karara esas alınmıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; davacı sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu da gözetilerek, kazanın oluş şekli, kazanın meydana geldiği yer ve saat, karşı araç sürücüsünün davranış biçimi, yolun özellikleri veya hava şartları gibi dış etkenlerin kazadaki etkisi değerlendirilerek, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin (sürücünün alkollü olmaması halinde de kazanın gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığının) tespiti için, nörolog, sigorta hukukçusu ve makine mühendisinden oluşan 3 kişilik farklı bir bilirkişi heyetinden tarafların kusur oranlarının belirlendiği rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulü ile 155.597,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 15.337,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 189.066,00 TL geçici bakıcı gideri, 4.800,00 TL tedavi gideri ve 960,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 365.76,00 TL’nin 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Adli rapor ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken, esas tazminata eklenmek suretiyle karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 36,30 TL kalan harcını temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/10/2021 gününde Başkan ...'nın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut olayda motosiklet sürücüsüne kullandığı motosikletin ışık donanımı yetersiz olduğu için %25 kusur verilmiş ayrıca ehliyetsiz olduğu için %20 müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Ehliyetsizlik kazaya münhasıran etkili değil olmadığına göre %20 müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirdi. Ne var ki, davacının bu yönde temyizi bulunmamaktadır. Davacı motosiklet sürücüsüdür. Sağ dizde kırık vardır. Sürücünün gerekli tedbirleri alıp dizlik takması gerekirdi. Bu yönden müterafik kusur düşünülebilir. Müterafik kusur indirimi yapıldığına göre ayrıca mütarif kusuru değerlendirmek için sürücünün alkol durumunun değerlendirilmesine gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) nolu bozma gerekçelerine katılmıyorum.