MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen başvurunun reddine dair karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 23/08/2018 tarih 2018/İHK-7011 sayılı itirazın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda; 08/06/2009 tarihinde davacının yolcu olduğu trafik sigortasız araç ile davalı ...'ya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını, davalı ... tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, kaldı ki davacının maluliyetinin gelişen zarar nedeniyle arttığını, bu durumun yeni bir olgu olduğunu davalı tarafın teselsül hükümlerine göre sorumlu olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı ...'dan 10.000,00 TL, 35.000,00 TL Güvence Hesabından sürekli maluliyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince; davacının itirazının reddine karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.
Somut olayda; davacı taraf maluliyetinin arttığını, bu durumun yeni bir olgu olduğunu beyanla işgöremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, davacı tarafça davalı ...Ş.'ye başvuruda sunulan 08/06/2010 tarihli Isparta ... Devlet Hastanesi özürlü sağlık kurulu raporu ile davacının %12 maluliyeti oluştuğu belirlenmiş olup söz konusu raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği açıklanmamıştır. Yine hasar dosyasında alınan medikal eksper raporu ile davacının maluliyeti Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre %11 olarak belirlenmiştir. Davacı tarafça tahkim yargılamasında sunulan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığı bilim kurulu tarafından düzenlenen 31/10/2017 tarihli raporu ile Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %13 malul kaldığı belirlenmiş,
itiraz hakem heyetince; uzamış ceza zamanaşımının dolduğu, raporlar arasındaki farkın farklı yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesinden kaynaklandığı, bu sebeple zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davacı tarafın itirazının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar 31/10/2017 tarihli rapor kaza tarihinde geçerli Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun ise de, davacının talebi artan maluliyete ilişkin olup yukarıda açıklanan şekilde gelişen durumun varlığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup eksik inceleme ile hüküm verilmez.
Açıklanan nedenlerle; zararın kapsamının (maluliyetin) öğrenildiği tarihin saptanması bakımından, davacının davaya konu kazadaki yaralanmasına ilişkin tüm tedavi belgelerinin davacı taraftan sorularak temin edilmesinden sonra, Adli Tıp Kurumundan veya en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile ekindeki cetvellere göre maluliyet oranının belirlenmesi ile davacının tedavisinin ne zaman sona erdiği maluliyeti ile ilgili olarak gelişen bir durum bulunup bulunmadığı ve zararın kapsamının (maluliyetin) ortaya çıktığı tarihin ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve denetime açık rapor tanziminin istenmesi; raporla tespit edilecek maluliyetin öğrenilme tarihine göre davalının zamanaşımı savunması üzerinde durularak, oluşacak sonuç dahilinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy