MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının oğlu...'nin idaresindeki araca çarpmasıyla ölümlü kaza meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 04.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 56.018,63 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; ölenin eş ve çocuğuna mahkeme kararı gereği 76.000,00 TL. tazminat ödediklerinden bu ödemenin limitten düşülmesi gerektiğini de belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 56.018,63 TL. destekten yoksun kalma tazminatının 14.09.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacının tazminat alacağı Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 08.03.2019 tarihli kararıyla 56.018,63 TL. olarak hüküm altına alınmış ve bu karara karşı davalı vekilince yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti'nin 14.06.2019 tarihli kararıyla, davalı yanın itirazının reddine karar verilmiştir. Tahkim yargılamasında İHH tarafından karar verilmesinden sonra, davacı vekili 10.09.2019 tarihli "davadan vazgeçme" konulu dilekçesinde "dava dosyasına ilişkin olarak ilerideki süreçteki haklarımızın saklı kalması şartıyla davadan vazgeçiyoruz, gereğinin yapılmasını talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dilekçede kullanılan ifade davadan vazgeçme olmakla birlikte, 6100 sayılı HMK'da davadan vazgeçme şeklinde bir kurumun bulunmadığı (sadece, davanın geri alınması ve davadan feragat kurumlarının bulunduğu) da dikkate alındığında, davacı talebinin, davanın geri alınması mı yoksa davadan feragat mı olduğu hususunun netleştirilmesi gerektiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekiline makul bir süre verilerek, 10.09.2019 tarihli dilekçelerindeki "davadan vazgeçme" şeklindeki beyanlarının davanın geri alınması mı yoksa davadan feragat mı olduğu hususunun açıklatılması; talebin netleştirilmesinden sonra, 6100 sayılı HMK'nın 123. ve 310. maddeleri gereği gerekli kararın verilmesi için, İHH kararının bozulması gerekmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren ... Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy