MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 09/10/2019 gün, 2019/E.35433 Esas, K-2019/81888 sayılı davanın kısmen kabulüne dair karara ilişkin itiraz hakem heyetinin 26/12/2019 tarih ve 2019/İ.18548 Esas, 2019/İHK-20325 Karar sayılı davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın usulden reddine ilişkin kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili, 03/01/2018 tarihinde davalıya kasko sigortalı aracın neden olduğu kazada davacı yayanın %99 maluliyet uğradığını, ... teminat limitinin dolmuş olması nedeniyle bakiye zararın İMSS limitinden karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik toplam 40.000,00 TL maddi tazminatın (sürekli işgöremezlik, geçici işgöremezlik, bakıcı ve tedavi gideri) temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 09/10/2019 tarihinde, başvurunun kısmen kabulü ile bakıcı gideri tazminatı ve tedavi, ulaşım gideri olarak 20.000,00 TL’nin 13/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sürekli işgöremezlik ve geçici işgöremezlik tazminatı yönünden 20.000,00 TL istemin reddine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili tarafından itiraz yoluna başvurulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince 26.12.2019 tarihli karar ile, itirazın kabulü ile hükmün yeniden kurulmasına, usulüne uygun olmayan raporla başvuru yapıldığı için davanın başvuru şartı eksikliği nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeni ile cismani zarardan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın taraf ehliyetini düzenleyen 50.maddesinde, "medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu", TMK.'nın 28. maddesinde de "kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayacağı ve ölümle sona ereceği" düzenlenmiştir.
Dava dilekçesiyle, davacı ... ... için, davaya konu kaza sonucu yaralanması nedeniyle geçici/kalıcı işgöremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri isteminde bulunulmuş; yargılamanın devamı sırasında İHH karar tarihinden önce (18.11.2019 tarihinde) davacı ... ... vefat etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27/1. maddesi gereğince, gerçek kişiler yönünden maddi hukuk bakımından hak ehliyeti ve usul hukuku bakımından da taraf ehliyeti ölümle son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen ve mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar ise tarafın ölümü ile konusuz kalmaz, bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.
Ölüm ile kişilik hakları ve vekillik ilişkisi son bulduğundan yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davacı ... ... ’ün mirasçılarının belirlenip davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu eksiklikler tamamlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma ilamının neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.