MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın karşı taraf (davalı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Başvuru sahibi (davacı) vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 95.640,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf (davalı) vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kabulü ile 95.640,97 TL'nin tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Başvuru sahibi vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; karara esas alınan,... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 08/01/2020 tarihli rapor ile davacının meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak oluşan maluliyet oranının %15 olduğu, iyileşme süresinin 4 ayı bulacağı belirlenmiş, anılan rapor esas alınarak karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Anılan maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uygulanmış ise de rapor tarihinin 08/01/2020, kaza tarihinin 07/11/2019 olduğu, iyileşme süresinin de 4 ay olarak belirlendiği gözetildiğinde iyileşme süresi dolmadan maluliyet oranı tayini usulüne uygun değildir. Buna göre yeni bir maluliyet raporu alınıp sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının, çalışma gücü kaybına yol açan gerçek zararın doğru belirlenmesi önemlidir.
Tazminat miktarı hesaplanırken, kaza tarihinden hesap tarihine kadar olan süre bilinen dönemi, hesap tarihinden sonraki dönem ise bilinmeyen/işleyecek dönemi kapsamaktadır. Her iki dönemin de hesaplama yöntemleri farklı olup anılan tarihlerin raporda net bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, karar esas alınan tazminat raporu usulüne uygun ve denetlenebilir değildir. Raporun içeriğinden bilinen ve bilinmeyen dönem için hangi tarihlerin esas alındığı anlaşılamamaktadır. Davalı tarafça da anılan yönlerden ve bazı tarihler için mükerrer hesaplama yapıldığına yönelik itirazda da bulunulmuş, itiraz hakem heyetince davalının bu itirazları kararın gerekçesinde de tartışılmamıştır.
Buna göre, davalının itirazlarını da karşılar nitelikte, usulüne uygun, denetlenebilir hesap raporu alınarak, kazanılmış haklara da dikkat edilmek suretiyle, hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy