MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 9/06/2020 tarihli ve 2020/İHK-11146 sayılı kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 30/09/2016 tarihinde sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı...plakalı aracın tek taraflı meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin %24 oranında sürekli iş göremez, 18 ay süreyle bakıcıya muhtaç kaldığını, trafik kazası tespit tutanağından anlaşılacağı üzere sigortalı araç sürücüsünün söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sürekli maluliyet tazminatının ödenmesi için karşı taraf sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 26/11/2018 tarihinde 117.229 TL ödeme yapıldığını beyan ve iddia edilerek fazlaya ait ve munzam zarar talebine ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000 TL bakiye kalıcı maluliyet ve 1.000 TL geçici bakıcı gideri toplamı olarak 5.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili talep edilmiş, daha sonra talep miktarı toplam 128.572,47 TL’ye artırılmıştır.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulü ile 128.572,47 TL’nin 14/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; bu karara, davalı vekili tarafından İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından, itirazın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 87/1. maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu ../...
teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) sorumluluğa ilişkin hükümleri olup bu durumda 6098 sayılı TBK'nın 51. (818 sayılı BK'nın 43.) maddesi uygulama alanı bulacaktır.
Davalı taraf, davacının davalıya trafik sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından dosyada mevcut kaza ve ifade tutanaklarında taşımanın yalnız taşınanın yararı için olduğuna ilişkin bir tespit olmadığı kanaatiyle hatır indirimi yapılmamıştır.
Davaya konu trafik kazasında, davacının dava dışı ... ...'ın sevk ve idaresindeki davalıya trafik sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu görülmektedir. Soruşturma aşamasında, dava dışı araç sürücüsü ... ...'ın ve davacının ifadesinden, dava dışı araç sürücüsü ile davacının arkadaş oldukları, dava dışı sürücüye ait araç ile gezmeye gittikleri anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinden, somut olayda davacının davalıya trafik sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, hakem heyetince karar verilirken somut olayda hatır taşıması bulunduğu kabul edilerek tazminattan Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hatır indirimi yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulü ile 128.572,47 TL’nin 14/10/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi 16.164 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin itirazları da red edilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. nolu fırkasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5 i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.