MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekili ile vekalet ücreti yönünden davacı vekilinin başvuruları üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacının vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, davalının itirazlarının reddine, UHH kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine dair verilen 10/05/2018 tarih ve 2018/İHK-3474 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 21/03/2011 tarihinde davalıya sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır şekilde yaralanarak %14 oranında malul kaldığını, zararın tazmini için 19/07/2014 tarihinde davalı ... şirketine yapılan başvurunun reddedildiğini, 14/08/2017 tarihinde yapılan başvuruya ise cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12/01/2018 tarihli dilekçesiyle talebini 62.474,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kusur ve maluliyet oranının tespiti için rapor alınması gerektiğini, ticari faiz isteminin yerinde olmadığını belirterek, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulü ile 62.474,00 TL maddi tazminatın 25/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalı vekili ile vekalet ücreti yönünden davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davacının vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, davalının itirazlarının reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Her ne kadar hakem heyetince herhangi bir araştırma yapılıp davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda kusur raporu alınmaksızın, kaza tespit tutanağı ve davacının mahkeme kanalıyla yaptırdığı kusur tespit raporuna dayalı olarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, bu kusur oranı üzerinden hesap edilen tazminatın ödenmesine karar verilmişse de, hakem heyeti kararı eksik incelemeye dayanmaktadır.
Dosya kapsamında; ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/954 esas sayılı dosyasında 12/04/2012 tarihinde şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağının yalnızca ilk sayfasının dosyada bulunduğu, tarafların kural ihlallerinin değerlendirildiği ilgili sayfanın bulunmadığı, davacının başvurusuna eklediği ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/22 D. iş sayılı dosyasında, mahallinde keşif yapılarak düzenlendiği bildirilen 09/07/2014 tarihli tespit raporunda, davacı yayaya %25 ve davalıya trafik sigortalı araç sürücüsüne %75 oranında kusur atfedildiği ve bu raporun hakem heyetince hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili, cevap dilekçesinde bahsedilen kusur tespit raporuna itiraz ederek kusur raporu alınmasını talep etmiş, hakem heyeti kararına yönelik itiraz dilekçesine eklediği 20/09/2017 tarihli kusur raporunda ise davacı yayaya % 75 ve araç sürücüsü %75 oranında kusur atfedilmiş olup, İtiraz Hakem Heyetince dosyada kaza tespit tutanağı yer almamakta ise de, davacının sunduğu kusur tespit raporunun, kaza tespit tutanağının içeriğinin incelendiği ve mahallinde keşif yapılarak düzenlendiği gerekçesiyle, davalının kusur oranına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı, uğradığı bedensel zarar nedeniyle tazminat isteminde bulunduğuna göre, bu zarar ile illiyet bağı taşıyan eylemi olan sürücü kusurlarının belirlenmesi ve kusur durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiği açıktır. Bahsedilen tüm bu tespitlerin yapılması ise, uzman bilirkişiden kusur konusunda rapor alınmasını gerektirdiğinden, İtiraz Hakem Heyeti kararı eksik incelemeye dayanmaktadır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; ceza soruşturma evrakları varsa kusur incelemesi raporu ve kaza tespit tutanağının da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre mevcut raporlar arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde, olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti yönünden, dosyada mevcut raporların da irdelendiği ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra çıkan onuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin kusura yönelik temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalının diğer itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren ... Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy