MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetinin itirazın reddine dair kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili; 07/02/2014 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araçla davalının sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından engelli sağlık kurulu raporunda belirlenen %8 maluliyet oranı esas alınarak ödeme yapıldığını, Adli Tıp 3. İhtisas Kurumundan alınarak raporda maluliyet oranının %13 olarak tespit edildiğini, bakiye tazminat için sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 62.773.00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 62.773.00 TL tazminatın 16/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir.
Davalı vekili tarafından 06/05/2015 tarihinde taraflar arasında düzenlenen sulh ve ibraname gereğince davacıya tazminat ödemesi yapıldığı ve KTK'nın 111. maddesindeki 2 yıllık sürede davanın açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
Davaya konu olay, 07/02/2014 günü meydana gelmiş, davacının başvurusu üzerine davalı ... ile davacı arasında 06/05/2015 tarihli ibraname düzenlenmiş ve hesaplanan tazminat miktarı davacı tarafa 12/05/2015 günü ödenmiştir. Davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihi ise 30/06/2017 günü olup KTK madde 111/2 gereği ibradan sonraki 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmamış olmasına ve gelişen bir durum da söz konusu olmamasına göre davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.