MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına, talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, dosyadan el çekilmesine dair verilen 24/05/2018 tarih ve 2018/İHK-4102 sayılı kararın davacılar vekilince süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; 26/08/2017 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, davacılar desteğinin idaresindeki elektrikli bisikletle çarpışması sonucu meydana gelen kazada vefat eden desteğe kaza tespit tutanağında kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, davalı nezdinde sigortalı aracın kusurlu olduğunu ve yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini, davalıya yapılan başvurudan olumlu bir netice alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 44.000,00 TL ve davacı çocuk İlyas için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 27/03/2018 tarihli dilekçesiyle, talebini toplam 64.528,04 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı; davaya cevap vermemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulü ile 64.528,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından; soruşturma aşamasında kusur raporu alınıp alınmadığının belli olmadığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/500 esas sayılı dosyasında henüz delillerin toplanma aşamasında olduğu, tahkim yargılamasında kusura ilişkin deliller toplanıp kusur durumunun tespitinin mümkün olmadığı, hakem kararına dayanak kusur raporuyla ve varsayımsal ifadelerle sonuca gitmenin hakkaniyetle bağdaşmadığı ve tahkimde itiraz süreleri de gözetilerek; davalının itirazının kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına, taleple ilgili bir karar verilmesine yer olmadığına ve dosyadan el çekilmesine, davacının ilgili mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağına göre, mobese kameralarının incelenmesi sonucu ışık kontrollü kavşakta elektrikli bisiklet kullanan davacılar desteğinin kırmızı ışık ihlali nedeniyle, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise aracın hızını kavşağa yaklaşırken azaltmaması nedeniyle kusurlu bulunduğu, ancak CD çözüm tutanağında kırmızı ışık ihlaline ilişkin bir bulgu bulunmadığı, hakem heyetince alınan 02/03/2018 tarihli kusur raporunda desteğin kırmızı ışık ihlalinde bulunduğunun kabulü halinde desteğin %75, araç sürücüsünün %25 kusurlu bulunduğu, hangi aracın kırmızı ışık ihlalinde bulunduğunun belirsiz olması halinde ise her iki sürücünün ayrı ayrı %50 kusurlu kabul edileceğinin belirtildiği, 09/03/2018 tarihli kusur ek raporunda ise, kök rapordaki alternatifli kusur değerlendirmesine ilişkin takdirin hakemliğe ait olduğu bildirilmiştir. Hakem heyetince, %50 kusura göre hesap raporunda belirlenen miktara göre, davalının sigortalısının %25 kusur oranına göre başvuru sonrası yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi sonucu belirlenen miktar uyarınca davacının ıslah talebi nazara alınarak, başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin desteğin kusur oranının %75 olduğu yönündeki itirazı üzerine İHH ise, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/500 esas sayılı dosyasında ceza yargılamasının sürdüğü, yol durumunun keşfen incelenmesi ve diğer tüm deliller toplanarak değerlendirme yapılması gerektiği, itiraz süresi içinde karar verilemeyeceği gerekçesiyle, işin esası hakkında karar vermeden dosyadan el çekilmesine karar vermiştir.
Her ne kadar 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 12. fıkrası gereği İHH dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmadığı, itiraz yetkilisinin inceleme rapor tarihi olan 27/04/2018 tarihi ile İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi olan 24/05/2018 tarihi arasında 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 12. fıkrasında öngörülen 2 aylık sürenin de dolmadığı, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 23. fıkrası uyarınca kanunda hüküm bulunmayan hallerde HUMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı benimsenmiş olup HMK’nın 431. maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine de karar verebileceği, somut olaya ilişkin ceza yargılamasının da bulunduğu gözetildiğinde, tarafların muvafakatleri dahi sorulmadan ve anılan usul işletilmeden, sürenin dolacağı ihtimalinden hareketle dosyadan el çekme kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, davalı vekilinin UHH kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde dosyadan el çekme kararı doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren ... Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 06/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy