MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılanması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 24/08/2020 tarih 2020/İHK-14143 sayılı itirazın kısmen kabulüne, başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmei üzerine dosya incelendi gereği düşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı maluliyeti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak 5.100,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 10.01.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 76.223,27 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, başvurunun kısmen kabulü ile 60.678,62 TL’nin 23.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, başvurunun kısmen kabulü ile 45.733,96 TL’nin 23.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine dair karara karşı davacı vekili ve davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nın 43. (6098 sayılı TBK’nın 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı tarafından sigortalı bulunan araç sürücüsünün yakın akraba olup birlikte misafirlikten döndükleri ve sürücü ile araç işletenin farklı kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz hakem heyetince taşımanın başvuru sahibi lehine yapıldığı gerekçesiyle hesaplanan ../...
tazminattan hatır taşıması nedeni ile %20 oranında indirim yapılmıştır. Tüm beyanlardan sürücü ile davacının akraba olduğu anlaşıldığına göre, taşımada davacının da yararı bulunduğunun kabulü gerekmekle birlikte, ailevi ya da ahlaki bir sorumluluğun ifası için taşımanın yapılıp yapılmadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Açıklanan sebeplerle; davacı ve araç işletenin nüfus kayıt örnekleri temin edilip davacının araç işleteni ile olan akrabalık derecesinin saptanması; akrabalık derecesi de gözetilerek taşımanın ailevi ya da ahlaki sorumluluğun ifası dışında bir nedenle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi; yapılacak bu tespitlere göre tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağının gerekçelendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3.Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi olarak 2.141,79 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17. maddesi ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktunun altında kalacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) ve (3) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle reddine, aşağıda dökümü yazılı 2.083,64 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. (6098 sayılı TBK'NIN 51.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacı ile davalı tarafından sigortalı bulunan araç sürücüsünün yakın akraba olup birlikte misafirlikten döndükleri anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz Hakem Heyetince taşımanın başvuru sahibi lehine yapıldığı gerekçesiyle hesaplanan tazminattan nedeni ile %20 oranında indirim yapılmıştır. Davacı yolcu ile dava dışı sürücünün yakın akraba olup ahlaki vazife gereği misafirlikten döndükleri esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekir. Bu yön gözetilmeden ve işletenin de sürücünün kusuru nedeniyle kusursuz sorumluluğu bulunup sürücünün yararlanmadığı indirimden yaralanmasının somut olayda söz konusu olmayacağı gözetildiğinde hatır taşıması indirimi yapılması isabetli değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun (2) nolu bentteki bozma nedenine katılıyorum.