MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 22/01/2019 tarih, 2019/İHK-815 sayılı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, murislerinin davalıya sigortalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00’er TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 03/08/2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini İbrahim bakımından 26.716,00 TL, ... bakımından 62.463,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, başvurunun kabulü ile İbrahim için 26.716,00 TL, ... için 62.463,00 TL’nin 20/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Davalı vekilinin davacılardan İbrahim ... ...’e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan dolayı 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Bu sebeple adı geçen davacı yönünden verilen karar, miktarı itibariyle kesin nitelikte olduğundan davalının adı geçen davacıya yönelik temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin davacılardan ...’e yönelik temyiz itirazlarına gelince:
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçeye, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
b)Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, desteğin hayvancılık ve ziraat ile uğraştığı, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 27/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda desteğin gelirine ilişkin olarak İlçe Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğünün hayvancılık ve zirai gelir durumuna ilişkin gelir düzeyinin bildirildiği 02/05/2018 tarihli yazının tazminat hesabında esas alındığı anlaşılmaktadır.
Desteğin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Desteğin geliri sahip olduğu taşınmazdan elde ettiği zirai gelire göre değil, şahsi ve bedenen katkısına göre hesaplanmalıdır. Desteğin yaşı ve işi dikkate alınarak şahsen ve bedenen çalışmasının karşılığında elde etmesi muhtemel gerçek gelirinin araştırılıp davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilmek suretiyle şahsi geliri belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken hayvancılık ve zirai gelir durumuna ilişkin gelir düzeyi esas alınarak bulunan tazminat üzerinden karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
C) Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. maddesi ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2-b) ve (2-c) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılardan ... bakımından BOZULMASINA, davalı vekilinin davacılardan ... Alalp’e yönelik diğer temyiz itirazlarının (2-a) no’lu bentte açıklanan nedenlerle reddine, davalı vekilinin davacılardan İbrahim ... ...’e yönelik temyiz dilekçesinin (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.