MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun usulden reddine dair verilen 13.10.2020 günlü kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine dair verilen 16.04.2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın yapmış olduğu çift taraflı kaza neticesinde sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 sürekli iş göremezlik tazminatının işleyecek avans faizi birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuru sahibinin tahkim başvurusu öncesinde sürekli iş göremezlik tazminatı istemi için tazminat hesaplanmasına ve değerlendirme yapılmasına olanak sağlayacak usulüne uygun düzenlenmiş kesin raporunu almadığı ve sigorta şirketine ibraz etmediği, ibraz edilen raporun bu nitelikte sayılamayacağı, sunulan raporun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanmadığı, TMK'nın 6. maddesine göre tarafların her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, huzurdaki dosyada kalıcı maluliyet tazminatı talep eden başvuru sahibinin daimi olarak hangi oranda malul kaldığını kesin maluliyet raporuyla ortaya koyamadığı ve gerçek zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş; davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27/09/2019 tarihli raporda; davacının tıbbi evraklarının tetkiki ve yapılan muayenesine göre; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre toplam özürlülük oranının % 25 olarak belirlendiği, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapıldığı, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu raporun, hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, dosyaya sunulan davacıya ait maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle uygulanması olanağı olmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazlarının aynı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, işin esasına girilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy