MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen 03/10/2019 tarih 2019/İHK-13046 sayılı davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunda, 03/09/2015 tarihinde davacının yolcu olduğu, davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafça yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50,00 TL sürekli ve 50,00 TL geçici işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yapılan ödeme ile sorumluluğunun sona erdiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 72.627,00 TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatının 14/02/2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine itiraz hakem heyetince; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; itiraz hakem heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalini açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde davalı tarafın yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu beyanla tazminat talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında dava konusu kazaya ilişkin 02/02/2017 tarihli ibraname imzalamış olup davalı tarafından davacıya ibraname uyarınca 42.189,00 TL ödeme 15/02/2017 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava 04/03/2019
tarihinde açılmış olmasına göre, KTK'nın 111. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gözetilmek suretiyle davacının tazminat talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile anılan yöne ilişkin itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.