MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 20/11/2019 tarih 2019/İHK-17292 sayılı itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.900,00 TL sürekli ve 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini 3.366,14 TL geçici ve 62.522,05 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 65.888,19 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kabulü ile 3.366,14 TL geçici ve 62.522,05 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 65.888,19 TL tazminatın 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 3.366,14 TL geçici işgöremezlik tazminatının 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Eldeki davada kaza tarihinin 29/09/2009 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine uygun olması gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından tahkime başvuru sırasında dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 11/02/2019 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle bacak kemiğinde kırık meydana geldiği (sol tibia fibula kırığı), yine aynı kırık nedeniyle davacının sol dizinde de yara (skar) izinin bulunduğu, söz konusu kemik kırığı ve yara izi nedeniyle davacıda kalıcı sekel niteliğinde %6,3 oranında maluliyetin mevcut olduğu, raporun sonuç kısmında maluliyetin kalıcı yani sürekli olduğu hususunun açıkça belirtildiği anlaşılmıştır. Anılan bu raporun tanziminde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu ve tespit edilen maluliyetin sürekli olduğu açıktır.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; dosyadaki maluliyet raporunda davacıda meydana geldiği iddia edilen işgöremezliğin sürekli olduğu tespitinin yer almadığı, bu nedenle davacının sürekli işgöremez kaldığı hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davacının sürekli işgöremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından tahkime başvuru sırasında sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 11/02/2019 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, raporda davacının tespit edilen maluliyetinin açıkça sürekli olduğu belirtildiği ve raporun karara esas alınabilir nitelikte olduğu gözetilmek suretiyle davacı için hesap edilen sürekli işgöremezlik tazminatının da hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy