MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1420 - 2022/1027
SAYISI : 2014/55 - 2019/474
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.08.2001 tarihinde ....'nın ... ... Otelde cinsel saldırıya maruz kaldığını, bu olay nedeni ile .... ve yakınları tarafından ... aleyhine İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 2006/628 Esas sayılı tam yargı davası açıldığını, yapılan yargılama sonrasında suçu işleyen emniyet görevlisi olması ve bu ayrıcalıktan yararlanarak suçu işlemesi ve karakol görevlilerinin de olaya müdahale etmekte kayıtsız kalmaları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mezkur karar nedeniyle ... ve yakınlarına 523.911,29 TL ödeme yapıldığını, idare tarafından yapılan idari soruşturma kapsamında polis memurları ... ve ... hakkında meslekten çıkarma cezası, ..., ..., ..., ... hakkında da görevinde kayıtsızlık ve görevi savsaklamak suçundan 3 gün aylıktan kesme cezası, ... hakkında da 4 ay kısa süreli durdurma cezası verildiğini, Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesince ... hakkında 10... ay 7 gün, ... hakkında da 5 yıl hapis cezası verildiğini beyan ederek davalıların haksız fiili nedeniyle 523.911,29 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin rücuen tazminat davasına konu olan olayda kendisine atfedilecek bir kusurunun ve hukuka aykırı bir davranışının bulunmadığını, açılan davanın hukuki dayanaktan uzak, haksız ve mesnetsiz olduğunu, tazminata ilişkin İdare Mahkemesindeki yargılamada müvekkilinin savunması alınmadan tazminata hükmedildiğini, müvekkili hakkında verilen 3 günlük maaşından kesme cezasının tamamen göstermelik bir ceza olduğunu, kusurlu ve sorumlu olduğu anlamına gelmediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30.07.1999 tarihinde ... Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak göreve başladığını, olayın yaşandığı gün koruma nöbetini devralmak için polis merkezinde bulunduğunu, yetkisi itibariyle karakolda amir veya grup amiri vekili de olmadığını, çevre nöbetini almak için beklediği esnada ... ve arkadaşlarının karakola intikal ettiklerini ve ... ve ...'in ...'ya tecavüz ettiği gerekçesiyle şikayetçi olduklarını, müvekkilinin olaya müdahale ederek ekipleri karakola çağırdığını, müvekkilinin sıralı amirlerine olayı bildirdiğinden ihmalinin söz konusu olmadığını, çevre koruma görevindeki polis memurunun olaya müdahale için karakoldan ayrılmasının da söz konusu olmadığını, yaşanan olayın karakola geç bildirilmesinde müvekkilinin sorumlu olmayacağını,müvekkili hakkında kesinleşmiş adli ve idari bir ceza olmadığını, meslek hayatı boyunca müvekkilinin olumlu ve temiz bir sicili olduğunu beyan ederek kusuru olmayan müvekkili hakkında davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olay tarihinde ... Emniyet Müdürü olduğunu, yaşanan olaydan polis memuru ...'ın kendisine haber vermesi ile haberdar olduğunu, müvekkili hakkında açılmış adli ve idari dava olmadığını, Şile Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2002/17 Esas sayılı dosyada müvekkilinin sanık olmadığını, müvekkiline atfedilecek bir kusur ve hukuka aykırı bir fiil olmadığını, müvekkilinin kusurundan kaynaklanan bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kurumun, idare mahkemesinin eylem sebebiyle hükmettiği maddi ve manevi zararı ödediğinin dosya kapsamındaki belgeler ve icra dosyası ile sabit olduğu, davalı polis ... ve ...'in idarenin tazminata mahkum edilmesinde tam kusurlu oldukları, diğer davalılar hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığı gibi eylemin işlenmesinde herhangi bir kusurlarının bulunduğuna dair dosyada delil ve emare bulunmadığı gerekçesiyle olayda kusuru bulunan davalı ... ve ... yönünden davanın kabulüne, kusuru ispat edilemeyen diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, tüm davalıların kusurlu olduğunu, haklarında ceza davası açılmayan yahut ceza verilmeyenlerin kusursuz kabul edilemeyeceğini, haklarındaki dava reddedilen davalılar yönünden tek maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bir kısım davalılara atfedilen cezai fiillerin büyüklüğüne göre daha hafif suçlardan yargılanmış olması nedeniyle haklarındaki davaların zamanaşımına uğradığını, verilen disiplin cezaları ile eyleme katılımlarının olduğunun sabit olduğunu, birlikte mahkum olmamaları cezai anlamda netice doğurmakta olup hukuki kusurlarının bulunmadığını göstermediğini, tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiğini, davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, idare tarafından ödenen tazminatın kusurlu personele rücu talebine ilişkindir.
1. Davalı ...'nün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerel Mahkemece verilen karara karşı yalnızca davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmış olup, davalı ...'nün Bölge Adliye Mahkemesince esastan redde dair verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ...'nün temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı idarece, meydana gelen cinsel saldırı olayı nedeniyle davalı polis ...'nün dava dışı müşteki .. (...)'ya cinsel saldırı suçundan ve davalı ...'in de eyleme asil fail olarak katılması nedeniyle yargılandıkları ve sübut bulan eylemleri nedeniyle mahkumiyetlerine karar verildiği, yine "olay günü nöbetçi olan polis memurları ..., ... ve ...’nun müdahilin şikayeti ile ilgilenmedikleri, zamanında otele gidip müdahale etmedikleri, nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bilgi vermedikleri, olayı öğrenen başkomiser ... ...’ın olaya zamanında müdahale etmediği, gerekli tahkikatı başlatmadığı, ...'ın ise denetim görevini yerine getirmediği" iddiası ile olaydan sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle dava dışı zarar görenlere idarelerince ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla talepte bulunulduğu, Yerel Mahkemece, davalı polis ...'nün Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/1 29... /12 Karar sayılı 14.09.2015 kesinleşme şerhli ilamı ve davalı ...'in de eyleme asil fail olarak katılması nedeniyle Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/367 Esas, 2006/253 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetlerine karar verildiği, haklarında verilen mahkumiyet kararlarının kesinleştiği ancak görevi ihmal suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılan davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden Şile Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/ 17... /1 Karar sayılı ilamı ile haklarında açılan kamu davasının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle düşürülmesine karar verildiği, yerel mahkemece bu davalılar hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığı, emniyet müdürü olan ... hakkında açılmış bir dava da bulunmadığı, bu davalıların eylemin işlenmesinde herhangi bir kusurlarının bulunduğuna dair dosyada delil ve emare de bulunmadığı gerekçesiyle aleyhlerinde açılan davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı idarece yapılan disiplin soruşturması kapsamında, meydana gelen cinsel saldırı olayı nedeniyle, polis memuru ... ve ...'in meslekten çıkarma cezası ile ..., ..., ..., ...'nun görevlerinde kayıtsız kalmak ve görevi savsaklamak suçundan 3 gün aylıktan kesme cezası ile...'ın ise denetim görevini yerine getirmemek suçundan 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyelerine karar verildiği, yine her ne kadar zamanaşımı nedeniyle düşmesine kararı verilmiş olsa da idarece yapılan suç duyurusu üzerine "olay günü nöbetçi olan polis memurları ..., ... ve ...’nun müdahilin şikayeti ile ilgilenmedikleri, zamanında otele gidip müdahale etmedikleri, nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bilgi vermedikleri, yine olayı öğrenen başkomiser ... ...’ın olaya zamanında müdahale etmediği, gerekli tahkikatı başlatmadığı" bu nedenle sanıkların görevi ihmal suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemi ile Şile Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/17 Esas sayısı ile kamu davası açıldığı, yine olay nedeni ile ... ve yakınları tarafından ... aleyhine İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 2006/628 Esas sayılı dosyasıyla tam yargı davası açıldığı ve yargılama neticesinde; "dava konusu olayda, davacılardan ...ya yönelik olayın emniyete ait araç kullanılmak suretiyle iki emniyet görevlisi tarafından gerçekleştirilmiş olması, gerek olayın başında gerekse cinsel saldırının gerçekleştiği otelde 3. kişilerin saldırıyı yapan şahsın polis memuru olduğunu bilmesi nedeniyle müdahale imkanı bulunmaması, bu çerçevede suçu işleyen şahısların resmi unvanın getirdiği ayrıcalıklarını kullanarak suçu rahatça işlemiş olmaları, diğer taraftan olayın kendilerine intikal ettirildiği karakol görevlilerinin olaya müdahale etmekte kayıtsız kaldıklarının yargılama sonucu açık bir şekilde ortaya çıkmış olması karşısında, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu" gerekçesiyle olay nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın idare tarafından tazmini gerektiği yönünde karar verildiği ve kararın Danıştay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece, haklarında ret kararı verilen davalıların da hem idare mahkemesinin kabul gerekçesi, hem davacı idarenin disiplin soruşturması sonucunda tesis ettiği disiplin cezası gerekçesi, hem de davalılardan ..., ..., ... ve .... ... hakkındaki ceza dosyası kapsamı ile olayın meydana gelmesinde bir miktar kusurlu oldukları anlaşıldığından bu davalıların da diğer davalılarla beraber tazminattan kusurları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken haklarındaki davanın yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır. Kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nün temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.