MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1472 -2022/1079
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/435 - 2020/183
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. ... geldi. Davalı ... vekili Av. .... davalı ... vekili Av. ........ geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 25.12.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; daha önce davacının ablasının ve görümcesinin yanında çalıştıkları KOAH hastası davalı tarafından evde hasta bakıcılığını üstlenmek üzere 11.09.2017 tarihinde davacının 700,00 ABD doları ücretle işe alındığını, davalının zaman zaman davacıyı işi bıraktığı takdirde kendisine iftira atmakla tehdit ettiğini, davacının izinli olduğu 24.10.2017 tarihinde davalının davacı hakkında evdeki 3.500,00 Dolar ve ....... saati çaldığına dair hırsızlık suçu ihbarında bulunulduğunu, hırsızlık suçundan dolayı davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/105089 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını ve ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/589 sayılı kararıyla hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına ve yurt dışına çıkışının yasaklanmasına karar verildiğini, nihayet ... Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında 2017/60950 sayılı kararı ile davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının davalı tarafından haksız yere suçlandığını, şerefi, haysiyeti zedeleyici onur kırıcı sözlere, suçlamalara maruz kaldığını, pasaportundaki yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle aylarca işsiz kalarak maddi ve manevi büyük bir mağduriyete uğradığını, gözaltına alınma ve savcılık soruşturma aşamasında başka bir ülke vatandaşı olup yasalarını bilmediği bir ülke ortamında aklının alamayacağı kanun yolları, konuşabileceği kimsesi yokken kendisinde yarattığı üzüntü, elem, keder ve ruhsal bütünlüğünde oluşan zararın yanında, bu süreçteki masraflarının davacının malvarlığında azalmaya sebep olduğunu, üzerine atılan iftira nedeniyle ihtiyacı olmasına rağmen ve iş başvurusunda bulunmasına rağmen iş bulamadığını, 6 ay işsiz kaldığını, yurt dışına çıkma yasağı nedeniyle ülkesine dönmek isterken sınırda otobüs ve insan kontrolleri ayrı olduğundan içinde en az 300,00 Dolar eşyalarının bulunduğu valizlerini kaybettiğini, yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldıktan sonra gece fenalaşıp kalp krizi geçiren ... annesini ziyarete gittiğini, 2.000,00 Dolara yakın masraf yaptığını, üzerine atılan haksız suçlamaya nedeniyle ağır psikolojik tedavi gördüğünü, stres, sıkıntıdan ve üzüntüden 90-100 kiloya kadar çıktığını, gördüğü tedaviler nedeniyle 4.000,00 TL kadar ilaç ve tedavi masrafı yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; maddi tazminat yönünden zamanaşımı def'inde bulunmuş ayrıca davacı evinde kalana kadar hiçbir zaman evinde bir şeylerin kaybolmadığını ve çalınmadığı ancak davacının eve gelmesinden sonra bazı eşyaların kaybolması üzerine müteveffanın doğal olarak davacıdan şüphelendiğini, şikayetin olağan kuşku üzerine yapılması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin murisi ...'nin davacı aleyhine yasal haklarını kullandığını, davacıyı elem ve keder haline sokabilecek hiçbir fiil harekette bulunulmadığını, davanın hiçbir yasal nedene dayanmaksızın abartılı bir şekilde açılmış bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı her ne kadar yapılan soruşturma sonunda, şüpheli hakkında soyut iddia dışında şüphelinin yüklenen suçu işlediğini gösterir dava açmaya kanıt ve emare bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş ise de, gerek müştekinin, gerekse şüphelinin ifadelerinde bahsettikleri aynı evde çalışan gündüz bakıcısı ..... isimli şahıs ve şüphelinin torunu .... dinlenmeden karar verildiği, bu haliyle verilen kararın davacının eylemi gerçekleştirmediği yönünde kesin bir delil niteliği taşımadığı, kaldı ki davalının ifadesinde belirttiği gibi diğer çalışan .... isimli şahsın 10 yıldan beri yanında çalışmasına rağmen bu şekilde bir sorun yaşamadığı ancak davacı eve geldikten sonra paranın ve saatinin kaybolması nedeniyle davacıdan şüphelenmesinin doğal ve hayatın olağan akışına uygun bir şüphe olduğu, bu nedenle davalının, davacı hakkında şüphelerini dile getirerek şikayetçi olmasının haksız ve iftira amaçlı olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının ... 2. Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadesinde, aynı şekilde diğer bakıcı ... ve .... şüphesini dile getirerek hırsızlığı bu şahısların yapmış olabileceğini belirttiği dikkate alındığında şüpheye dayalı isim bildirmek ve şikayetçi olmasının mevcut durumda doğal bir davranış şekli olduğu, davalının doğal şüphesinden kaynaklı şikayet nedeniyle zarar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemenin hukuki yargılama yapması gerekirken görevi dışında kalan ceza yargılaması üzerinden hareket ederek karar verdiğini, davalının şikayet hakkını amacına uygun kullanmadığını, gerçek olaylara dayanmadan, kötüye kullandığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarar gördüğünü, ön inceleme aşamasında davalı ... tarafından 10.000,00 TL'lik ödeme teklifinin müvekkili tarafından kabul etmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... ve davalı ...'a verilmesine,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.