MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2039 E., 2023/774 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2002/805 Esas - 2020/185 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bulgaristan'da yerleşik görünen ... firması ile .... Devletinde bulunan .... Firması'na 1996 yılında satılan 19 adet sahte gümrük çıkış beyannamesi münderecatı Tekel 2000 sigaralarının anılan ve taşıyıcı firmalarda değişik kademelerde görev yapan ... numaralarında kayıtlı davalıların iştirakiyle ve değişik yöntemler kullanılmak suretiyle doğrudan yurt içinde satıldığının tespit edilmesi üzerine Gümrük Müfettişliği ve Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını, yapılan soruşturma sırasında davalıların gerçek dışı kaşe ve mühürlerle gümrük çıkış beyannamesi tanzim edildiğini, ancak sigaraları hiçbir gümrük muamelesine tabi tutmadan ve hatta gümrük idaresinin haberi olmadan ihraç edilmiş gibi göstererek yurt içine sattıklarını, ihraç maksatlı satın alınan sigaraların bulunduğu depolardan taşıyıcı firmalara ait araçlarla konteynır sahalarına getirilip bütün gümrük işlemleri usulüne uygun olarak gerçekleştirildikten sonra konteynırların açılarak sigaraların usulüne uygun olarak Bulgaristan'a sevk edilip hiçbir gümrük muamelesine tabi tutulmadan aynı konteynırlarla yurda getirilip satıldığının anlaşıldığını, 4 adet sahte gümrük çıkış beyannamesi ile ilgili olarak 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 17... numaralarda kayıtlı davalılar hakkında Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1997/233 Esasına kayıtlı olarak kayden toplu gümrük kaçakçılığı, bu suça iştirak suçundan dolayı kamu davası açıldığını, 15 adet sahte beyanname ile ilgili olarak ... Gümrük Muhafaza Müdürlüğünce yapılan araştırma ve inceleme sonunda 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 11, 16, 17, 18, 19... numaralarda kayıtlı davalılar hakkında Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 1999/9 Esasına kayıtlı olarak toplu kaçakçılık ve sigaraların değiştirilmesi ile iç piyasaya sürülmesi aşamasında taşımalara bilerek iştirak etmek suçundan dolayı kamu davası açıldığını, yine 4, 5, 6, 8, 10, 11... numaralı davalılar hakkında sahtecilik suçundan dolayı Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 1997/238 Esas sayıyla kamu davası açıldığını, 1, 2, 3 numaralı davalıların ise olay tarihinde müvekkili idareye bağlı pazarlama müessesesi dış satışlar şubesi görevlileri olduğunu, bu davalılar hakkında da Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinde zimmet suçundan 2000/82 Esasına kayıtlı dava olduğunu, davalıların usulsüz ve kanuna aykırı işlemlerinin tespiti amacıyla düzenlenen 28.02.19 98... -2 sayılı adli soruşturma raporunda 175.875,00 TL idare zararı doğduğunun tespit edildiğini, toplam 19 adet sahte gümrük çıkış beyannamesi yönünden kesin zarar miktarının tespiti amacıyla bilahare düzenlenen 18.05.19 99... -17 sayılı inceleme raporunda bahse konu zarara ilaveten 214.607,06 TL idare zararının tespit edildiğinden bahisle toplam 390.482,06 TL'nin her bir gümrük çıkış beyannamesine ait faturanın tanzim edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin .... Ltd. Şti. acente müdürü ve diğer davalı ...'nın da aynı şirketin pazarlama departmanında görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin olayla ilgisi bulunmadığından davanın tefrikini, ceza davası sonucunun beklenmesini, idarenin soruşturma dosyasının gerçeğe aykırı olduğundan bahisle yerinde olmayan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini, müvekkilinin kusuru ve suçu olmadığı eylemden dolayı sorumlu tutularak tazmin isteminde yasal dayanağın kalmadığını, müvekkilinin yasa ve mevzuat gereği yapmakla yükümlü olduğu belli bir görev alanı bulunduğunu, görev alanı dışındaki olay ve eylemlerden sorumlu tutulmak istenmesinin yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen zararın müvekkilinin kusuruyla oluşmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... cevap dilkeçesinde; anılan tarihlerde asgari ücretle sekreter olarak görev yaptığını, hiçbir yerde imza ve beyanı bulunmadığını, 6 aydır işsiz olduğunu, haczedilecek malının da bulunmadığını, gereğini yüksek mahkemenin takdirini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilkeçesinde; 1995 yılı Şubat ile 1996 Ekim ayları arasında Tekel Genel Müdürlüğüne bağlı pazarlama müessesesi .... Şubesinde geçici görevle şube müdürü olarak görev yaptığını, bu göreve asaleten 11.10.1996 tarihinde bir başkasının atanması üzerine ayrıldığını, 1997/238 Esas sayılı dosyanın sanığı olmadığını, bu dava ile ilgili olarak 14.05.1997 tarihinde takipsizlik kararı verildiğini, 2000/82 Esas sayılı davanın lehine sonuçlandığını, 1997/2 33... /9 Esas sayılı dosyaların soruşturmalarının davam ettiğini, ambar noksanı olduğu iddia edilen 33.500 kg Tekel 2000 sigarası yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ambar görevlisi olmadığını, anılan ambardan 20 km uzakta görev yaptığını, müfettişlerin ambar sayımı yapmadan kendi oluşturdukları kayıt üzerinden görevden ayrıldıktan 2,5 ay sonra 31.12.1996 tarihini esas alarak 1998 yılı içinde bu miktarı belirlediklerini, ambar memurunun üzerindeki diğer ambar kayıtlarını ve mevcutlarını dikkate almadığının Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2002 tarihli kararında böyle bir ambar açığı olmadığından beraatına karar verildiğini, dava dilekçesinde yer alan 214.607,06 TL'nin ise Tekel tarafından ... isimli firmaya bedeli peşin tahsil edilerek ihraç edilen Tekel 2000 sigaralarının bazı kişilerce çeşitli yollardan yurda sokularak satılması halinde elde edilen para olarak ifade edildiğini, eğer iddia edildiği gibi söz konusu sigaralar yurt dışından ya da gümrüklü sahadan tekrar yurda sokulmuş olsa dahi Tekel çalışanı olarak herhangi bir sorumluluğu olmadığını, gümrüklü sahadaki malın sorumluluğunun gümrük idaresine ait olduğunu, gümrük personelinin bilgisi dışında hiç kimsenin o malda değişiklik yapıp tekrar yurda sokamayacağını, ...'deki büroda görev yaptığını, ihraç edilen malın ne yükleme ne gümrükleme aşamasında görmediğini, hiçbir zaman gümrüğe gitmediğini, ihracatı yalnızca prosedür gereği belge üzerinde görmesi sebebi ile, imzaladığını, ihraç edilen sigaraların yurda geri getirilmesinde bilgi ve dahili olmadığını, öte yandan ihraç edilen sigaraların ülkedeki vergisiz satış mağazalarınca satın alınarak mağazalarda satılmasının mevzuata aykırı olmadığını, Tekel 2000 sigaralarının 3 değişik ambalajda hazırlandığını, iç piyasaya satılacak olan paketin tamamının Türkçe olduğunu, sarı renkli tepe pulu bulunduğunu, bu sigaraların yurt dışına ihraç edilmediğini, dış piyasa için hazırlanan sigaraların İngilizce hazırlandığını, mavi renkte tepe pulu bulunduğunu, vergisiz satış mağazalarında satılacak olan malların İngilizce (...) ibaresi ile ihraç edilecek olanlardan (...) ibaresi bulunduğunu, Tekel'in bunları yurt dışına hiçbir şekilde satamayacağını, Tekel'in ihraç için hazırladığı mavi bandrollü export ibareli Tekel 2000 sigaralarını iç piyasada satması ve bu sigaraları iç piyasada satsa idi bu kadar gelir elde edileceğinden bahisle ihraç fiyatı ile iç piyasa satış fiyatı arasındaki farkın istenmesinin mümkün olmadığını, Tekel'in bu sigaralarının bedelini peşin olarak tahsil ettiğini, yurt dışı edilmek üzere, gümrüğe teslim ettiğini, gümrükte işlem yapılarak beyannamelerin kapatıldığını, bu beyannamelerden yalnızca dördü üzerinde sahte iddiası olup bu yöndeki yargılamanın devam ettiğini, Tekel'in ... firmasına ihraç ettiği sigaralardan dolayı zarar iddiası düşünülmekte ise de bugüne kadar Tekel nezdinde bulunan büyük tutarlı dövizlerine tedbir konulması gerektiği ancak konmadığını, mahkemeye haber verilmeden .... firmasına ödendiğinden bahisle yerinde olmayan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkında açılan ceza davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verildiği, dosya kapsamına göre davacı tarafça, davalıların dava konusu edilen miktardan (zarardan) ne şekilde ve miktarda sorumlu olduklarına dair delil ibraz edilmediği gibi ceza mahkemesi dosyasından da bu yönde bir delil elde edilemediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 22.08.2016 tarihli bilirkişi raporu ile bahse konu kamu zararının miktarı, dolayısıyla davaya konu usulsüz işlem ve eylemlerin varlığının da tespit edildiğini, davalıların eylemlerinin tespit edildiği müfettiş raporları ve gümrük kayıtlarının daha davanın başından dava dosyasına delil olarak sunulduğunu, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulunun dava dosyasında mübrez 11.07.1997 tarihli raporu ile yapılan usulsüzlüğün açıkça tespit edildiğini, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı Gümrük Muhafaza Müdürlüğünün Üsküdar Cumhuriyet Savcılığına gönderdiği dava dosyasında mübrez 30.04.1997 tarihli yazısı ve eklerinde, her bir davalının gümrük kaçakçılığı ve diğer suçlar ile bağlantılarının derecelerinin açıkça belirtildiğini, davalıların bir kısmı hakkında ceza davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesinin davanın reddi için geçerli bir sebep olmadığını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, alınan bilirkişi raporlarında davalıların haksız eylemlerinin ayrı ayrı kesin bir biçimde tespit olunamadığının tespit edilmiş olmasına, davalılar hakkında ceza yargılamasında kesinleşen mahkumiyet kararının da bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.