MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/7 29... /2781 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/7 39... /541 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Bakanı olduğunu, davalıların yönetim kurulu başkanı ve yayın sahibi oldukları .... adlı internet sitesinde 07.11.2019 tarihinde yayınlanan haberde sarf edilen sözler nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin 07.11.2019 tarihinde ... Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmanın yanlış yorumlanarak haberde olumsuz algı oluşturulmaya çalışıldığını, dava konusu haberde sarf edilen söz ve ifadelerin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın 07.11.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteseslilen tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haberin basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ... Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmanın yorum katılmadan haber yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberin davacının basına açık toplantıdaki açıklamalarına ilişkin olduğu bu nedenle güncel değeri olan haberin Anayasa ile korunan basın hürriyeti kapsamında kaldığı, davacının makamı gereği sert ve hatta ağır eleştirilere katlanması gerektiği, kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu haberde yer alan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ile ilgili olarak kullanılan ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, dava konusu haberde güncel olan bir konunun okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer vererek eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, siyasi kişilerin başkalarına göre daha fazla eleştirilere katlanma yükümlülüğünün olduğu, kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı boyutuna varmadığı, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından ... Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıdaki konuşmasında finansal piyasada manipülasyon yaratmak isteyenleri hedef aldığını, müvekkilinin beyanının gerçeklikten uzaklaştırılarak kamuoyu ile paylaşıldığını, müvekkilinin ekonomide algı oluşturmaya çalışanlar ile terör operasyonunda algı oluşturmaya çalışanların farksız olduğunu vurguladığını, dava konusu haberin ifade özgürlüğü kapsamında olmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, kullanılan başlığın gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin kişilik haklarının ve saygınlığının zarar gördüğünü, müvekkili hakkında karalama kampanyası yürütülmesi amacıyla dava konusu haberin kaleme alındığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; .... adlı internet sitesinde 07.11.2019 tarihinde yayınlanan haberde sarf edilen sözler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yapan davacının 07.11.2019 tarihinde ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından ... Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşma üzerine dava konusu haberin yapıldığının, yayının toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarında da belirtildiği üzere siyasi hüviyete sahip şahısların kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanmaları gerektiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu haberde yer alan söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.