MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/968 D.İş, 2022/968 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.03.2021 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 40.750,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 19.08.2022 bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden 103.547,73 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvurulduğunu, maluliyet raporunun uygun olmadığını, sigorta şirketinin poliçe limiti ve kusur oranında sorumlu olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu, olayın haksız fiil olduğunu, yasal faize hükmedilebileceğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 103.547,73 TL sürekli iş göremezlik ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 104.297,73 TL tazminatın 22.06.2021 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınıp başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mübrez Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmiş % 6,2 oranı doğrultusunda ek rapor alınması gerektiğini, alınmaması nedeniyle tazminatın düşük hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin gelirinin düşük hesaplandığını, bu hususa yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, taraflarına hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun olmadığını, genel şartlara aykırı olarak progresif rant tekniğine göre aktüeryal olmayan hesaplama yapıldığını, başvuruya konu kazaya müvekkili şirkete sigortalı aracın karışıp karışmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirilmesi gerektiğini, başvuranın rapor ücretine ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin 2 numaralı bendin, davalı vekilinin 3-a, 3-b, 3-c, 3-d bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyizlerine gelince;
Davacının maruz kaldığı iş göremezlik tazminatının belirlenebilmesi için zarar görenin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamından, davacının itfaiye şoförü olduğu, hükme esas alınan 17.08.2022 tarihli aktüer raporunda davacının 2021 tarihli maaş bordrosunun esas alındığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın hükme esas alınan raporun düzenlenme tarihi 2022 yılı geliri belirli olmasına rağmen 2021 geliri üzerinden oran belirlenerek hesap yapıldığı anlaşılmakla 2022 yılı bilinen gelir esas alınarak ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyizlerine gelince;
a) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının dosya arasında bulunduğu, trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmeden kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımı esas alınarak davacının kusursuz, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
b) 22.03.19 76... /1 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı gereğince, delil tespit giderleri yargılama giderlerinden olduğundan tazminat miktarına katılarak üzerinden faiz yürütülemez. Avukatlık ücretinin takdirinde esas alınamaz ve ilam harcında da matrah gösterilemez. Somut olayda, davacının istediği rapor ücretinin de müddeabihe eklenerek faiz yürütülmesi yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme kararına aykırıdır. Davacı tarafından dava öncesi alınan maluliyet raporunun ücreti yargılama giderine dahil olup maluliyet rapor ücretinin asıl alacak miktarına dahil edilerek karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
c) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda, hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 21.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak %5 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince anılan rapordaki bu seçenek hükme esas alınmıştır. Ancak davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılama hususunda tereddüt hasıl olmuştur.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
d) Dosya kapsamında yer alan belgelerden davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin (a) bendi kapsamında hizmet akdi ile çalıştığı anlaşılmakla SGK'ya yazı yazılarak, dava konusu kazada davacının yaralanması nedeniyle, iş kazası yönünden herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesinden sonra tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3-a), (3-b), (3-c) ve (3-d) bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
3. Yukarıda (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.