MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/548 E., 2022/1828 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/238 E., 2021/402 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın müvekkili aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünde 2017/31404 Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin aracına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının ve icra takibine konu senedin baskı altında imzalatıldığının ispatı için Trabzon Ticaret Mahkemesinde 2018/37 Esas sayılı dosya ile menfi tespit davası açıldığını, yine konuyla ilgili 2017/9948 soruşturma numarası ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığında dolandırıcılık, tehdit, cinsel taciz suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, Trabzon Ticaret Mahkemesinin 2018/ 37... /150 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüyle birlikte müvekkilinin daha öncesinde icra baskısı altında ödemiş olduğu 20.000 TL'nin iadesine, icra takibine konu 20.000,00 TL için de borçlu olmadığına ve Trabzon İcra Müdürlüğünde açılan 2017/31404 Esas numaralı icra takibinin kaldırılmasına karar verildiğini, manevi tazminatın şartlarına genel bir çerçeve çizildiğini, bu durum haksız hacze göre yorumlanırsa haksız haciz sebebiyle icra takipleri boyunca müvekkilinin psikolojik olarak yıprandığını, eşiyle tartışmalar yaşadığını ve ilişkisinin bile bu durumlardan zarar gördüğünü, müvekkilinin bahsi geçen icra takibi açıldıktan sonra psikolojik tedavi görmeye başlamış halen antidepresan kullanmaya devam ettiğini, insanlara güveninin sarsıldığını, aracına haksız olarak haciz konulduğunu, bu aşamada mülkiyet hakkına da saldırı olduğunu, müvekkilinin aracına ve banka hesaplarına konulan hacizler sebebiyle çevresinde de itibar kaybı yaşadığını, bu icra takibi ve karşı tarafın tehditkar tavırları sebebiyle itibar kaybı yaşadığını ve yıllardır yaşamakta olduğu Trabzon'dan ayrılarak Görele'ye taşınmak zorunda kaldığını, TBK madde 49'a göre haksız fiil sorumluluğunun tüm şartları oluştuğunu, müvekkilinin manevi açıdan zararına sebep olan haksız haczin açılan menfi tespit davasında açıkça belirlendiğini, bu noktada kesin hüküm ve müvekkilin bahsi geçen hacizden manevi anlamdaki zararı ve iki olgu arasındaki nedensellik bağı bir arada değerlendirildiğinde manevi tazminat talebi haklı olup müvekkili lehine müvekkilinin manen zararının tam bir karşılığı olmasa da 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, maddi tazminat açısından değerlendirme yapıldığında ise; karşı tarafın haksız haczi sebebiyle müvekkilinin aracı üzerinde 2 yıl süreyle haciz ve yakalama kararı konulduğunu, bu süre zarfında müvekkilinin tek bir aracı olması sebebiyle araçlarını kullanamayıp taksi ve toplu taşıma araçlarını kullanmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin taşındıktan sonraki (2018 yılı ilk 6 ay) iş yeri ... Temel Lisesi olup evi Giresun ilinde olduğundan bu hattaki toplu taşıma ve taksi ücretlerinin değerlendirilip alınacak bilirkişi raporu neticesinde müvekkilinin aracını kullanamaması sebebiyle yapmış olduğu zorunlu masrafların ve kullanamadıkları araca ödemiş oldukları MTV ve zorunlu mal sorumluluk sigortası dahil olmak üzere müvekkilinin maddi kaybı olduğu hususu gözetilip alınacak bilirkişi raporuyla maddi kaybın tutarının belirlenmesini, müvekkilinin geçersiz bir ortaklık sözleşmesi sebebiyle ödemiş olduğu ilk senet miktarı 20.000,00 TL olup bahsi geçen miktarın ödenmesi için eşi kredi çekmiş ve sonrasında yüklü miktarda faiz ödediğini, bu kredi faizinin sebebinin de müvekkilinin icra baskısı altında yaptığı ödeme olduğunu, haksız icra sebebiyle yapılan bu masrafın da maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesinin şart olduğunu, ayrıca müvekkilinin halihazırda çalışmış olduğu kurumdan ayrıldıktan sonra Görele'de çalışmaya başlasa da tüm bu süreçler ve maaşına vs. gelen hacizler sebebiyle bir okul dönemi sonunda işsiz kaldığını, müvekkillinin daha sonrasında Erzincan'a taşındığını ve halen işsiz olduğunu, müvekkilinin bu dönemde maddi kaybı olduğundan bahisle müvekkilinin çalışamadığı dönemlerdeki maddi kaybının ve aracını kullanamaması sebebiyle uğradığı maddi zararların bir arada değerlendirilip hesaplandıktan sonra müvekkili lehine şimdilik 500,00 TL (bilirkişi raporu sonrası değişiklik hakkı saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2021 tarih ve 2020/2 79... /90 Karar sayılı ilk kararı ile davacının aracına konulan haczin sicil kaydına konulan kayden haciz olduğu, muhafazalı haciz olmadığı, davacının kendi tasarrufu ile aracı kullanmamasında davalıya atfedilecek bir kusurdan söz edilemeyeceği, haczin kasten zarar verme amacıyla yapılmış olduğunun tespit edilemediği, hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılıp kullanılmadığının tam olarak belirlenemediği ve kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir durum ve davalının kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf talebi üzerine; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 rarih, 2021/705-2021/872 sayılı karıyla mahkemesince ön inceleme duruşmasında davacının tanıklarını bildirmek üzere süre verilmesini istemesine rağmen tahkikat aşamasına geçilerek aynı anda davanın reddi kararı verildiği, dosya içerisinde bulunan Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/31304 takip sayılı dosyası incelendiğinde, takip alacaklısı vekilinin 28.06.2018 tarihli dilekçesiyle hacizli ... plakalı aracın yatırılan masraf kullanılarak yakalatılıp bağlatılmasını ve satılarak paraya çevrilmesini talep etmiş olduğu, mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi sırf kayden haciz konulmadığı, yakalama ve bağlatılma talepleri ile satılıp paraya çevrilmesinin de istenildiği, ayrıca; tanık deliline dayanan davacıya ön inceleme duruşmasında tanıklarının isimlerini sunmak üzere süre verilmeden tahkikat aşamasına geçilip davanın reddine karar verilmesinin de doğru bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlaması bakımından gösterdiği tüm deliller toplanarak ve gerektiğinde yemin delili de hatırlatılarak bir karar verilmesi gerektiği, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bertaraf edilemeyeceği gerekçeleriyle davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadan kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İcra İflas Kanunu 259. Maddesine göre ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlu ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğu ve bu sorumluluğun maddi tazminat talebi yönünden uygulanabilen kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğu buna göre davacının aracına konulan haczin, sicil kaydı üzerine konulan kayden haciz olduğu, muhafaza haczi olmadığı, davacının kendi tasarrufu ile aracı kullanmamasında davalıya atfedilecek bir kusurdan söz edilemeyeceği, aralarındaki önceye dayalı ticari ilişki gözetildiğinde davalı tarafın ihtiyati haciz kararı ile birlikte uyguladığı haczin kasten zarar verme amacıyla yapılmış olduğunun tespit edilemediği ve hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılıp kullanılmadığının tam olarak belirlenemediği ve kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir durum ve davalının kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Trabzon Ticaret Mahkemesinin 2018/ 37... /150 Karar sayılı ilamı ile davacının menfi tespit istemli davasının kabulüyle birlikte müvekkilinin daha öncesinde icra baskısı altında ödemiş olduğu 20.000,00 TL'nin iadesine, icra takibine konu 20.000,00 TL için de borçlu olmadığına ve Trabzon İcra Müdürlüğünde açılan ... numaralı icra takibinin kaldırılmasına karar verildiğini, verilen kararın haksız bir icra takibi yapıldığını gösterdiğini, haksız bir icra takibini bile bile yapan alacaklı davalının kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığı bir senet üzerinden haksız haciz işlemi uygulandığını, manevi tazminatın şartlarının da oluştuğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dosyanın incelenmesinde; davacının, davalılar ... ve ... ile ortak olarak "... Akademi Etüt Merkezinde" 40.000,00 TL karşılığı etüt merkezinde ortak olmak ve 3.000,00 TL maaş ödemesi almak üzere anlaştığı ve etüt merkezinde şirket ortağı olarak ve sözleşmeli fizik öğretmeni olarak işe başladığı, ortaklık için düzenlenen ilk senedin ödemesinin 06/02/2017 tarihinde gerçekleştirildiği, 24.05.2017 ödeme tarihli senette belirtilen 20.000,00 TL'nin ise ödenmediği ve davalı tarafça davacı aleyhine Trabzon İcra Müdürlüğünün 2017/31404 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, alacaklının 28.06.2018 tarihli talebiyle "Dosyada borçlu adına hacizli ... plakalı aracın dosyaya yatırılan masraf kullanılarak yakalatılarak bağlatılmasını ve satılarak paraya çevrilmesi"nin talep edildiği, 02.01.2018 tarihinde davacının aracına ve banka hesaplarına haciz konulduğu, davacı tarafından dava dilekçesinde karşı tarafın haksız haczi sebebiyle aracı üzerinde 2 yıl süreyle haciz ve yakalama kararı konulduğu, bu süre zarfında tek bir aracı olması sebebiyle taksi ve toplu taşıma araçlarını kullanmak zorunda kaldıkları, taşındıktan sonraki (2018 yılı ilk 6 ay) iş yeri ... Temel Lisesi olup evi Giresun ilinde olduğundan bu hattaki toplu taşıma ve taksi ücretlerinin değerlendirilip alınacak bilirkişi raporu neticesinde aracını kullanamaması sebebiyle yapmış olduğu zorunlu masrafların ve kullanamadıkları araca ödemiş oldukları MTV ve zorunlu mali sorumluluk sigortası dahil olmak üzere maddi kaybı olduğu, geçersiz bir ortaklık sözleşmesi sebebiyle ödemiş olduğu ilk senet miktarı 20.000,00 TL olup bahsi geçen miktarın ödenmesi için eşinin kredi çektiği ve sonrasında yüklü miktarda faiz ödediği, bu kredi faizinin sebebinin de icra baskısı altında yaptığı ödeme olduğu, haksız icra sebebiyle yapılan bu masrafın da maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesinin şart olduğundan bahisle maddi tazminat istenildiği; İlk Derece Mahkemesince davacının aracına konulan haczin sicil kaydına konulan kayden haciz olduğu, muhafaza haczi olmadığı, davacının kendi tasarrufu ile aracı kullanmamasında davalıya atfedilecek bir kusurdan söz edilemeyeceği, haczin kasten zarar verme amacıyla yapılmış olduğunun tespit edilemediği, hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılıp kullanılmadığının tam olarak belirlenemediği ve kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir durum ve davalının kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Dolayısıyla haksız haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir haciz işlemi sonucunda zarar doğması, zarar ile haciz işlemi arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Ayrıca uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler uyarınca; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hâkime aittir.
Davacının aleyhine başlatılan icra takibi üzerine Trabzon Ticaret Mahkemesinin 2018/37 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığı, mahkemenin 2019/150 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında düzenlenen 15.11.2016 tarihli hisse devri sözleşmesi ve eki niteliğindeki sözleşmeye göre davacının ... Akademi Özel Eğitim Öğretim ve Danışmanlık Hizmetleri Yayıncılık Ticaret Limited Şirketi'nin ...'a ait %2,5 lik hissesi için 20.000,00 TL ödeme yaptığı fakat hisse devri yapılmadığı, sözleşmede ...'a şirketteki %2,5 lik hissesi karşılığı ödenmesi gereken 20.000,00 TL'lik senedin ödenmediği, adi suretle yapılan sözleşmeler incelendiğinde devredileceği belirtilen hisselerin ... Akademi Özel Eğitim Öğretim ve Danışmanlık Hizmetleri Yayıncılık Ticaret Limited Şirketi'nin hisseleri olduğu, limited şirketlerde hisse devrinin TTK 595. maddesine göre payın devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği, adi suretle yapılmış bulunan devir sözleşmesine ilişkin sözleşmelerin geçersiz olduğu, davacıya yapıldığı iddia edilen kâr payı ödemesine ilişkin herhangi bir yazılı belge de sunulmadığı, davacının davalı ...'a ödediği 20.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'a verdiği ve Trabzon İcra Dairesinin 2017/31404 Esas sayılı dosyasına konu düzenleme tarihi 20.02.2017 olan düzenleyeni ..., 24.05.2017 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli bonodan davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve kararın istinaf başvurusunun reddi ile 11.10.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacının açtığı menfi tespit davasının kabul edilmesiyle haczin haksızlığı sabit olmuştur. İcra dosyasında alacaklının 28.06.2018 tarihli talebiyle dosyada borçlu adına hacizli .... plakalı aracın dosyaya yatırılan masraf kullanılarak yakalatılarak bağlatılması ve satılarak paraya çevrilmesinin talep edildiği, 02.01.2018 tarihinde davacının aracına ve banka hesaplarına haciz konulduğu ve aracın kaydı üzerine yakalama şerhinin işlendiği, bu haliyle kaydi haciz dışında haczin fiilen de etkilerinin meydana geldiği, alınan tanık beyanlarıyla yakalama şerhi nedeniyle davacının aracını kullanamadığı da anlaşılmıştır.
Şu durumda İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; gerçek zarar ilkesine uygun şekilde araç üzerine haczin konulduğu ve kalktığı tarihler arasında davacının muadil araç kullanacağı değerlendirilerek, yakalama şerhinin devam ettiği sürede makul ulaşım araçları için yapacağı masrafların hesaplanması ve bundan kendi yapacağı masrafların da düşülmesi suretiyle bakiye tutar hesaplanarak tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.