MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/679 E., 2022/1585 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Perşembe Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/77 E., 2021/339 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı sevk ve idaresindeki araç ile yaya olan ...'a çarpması suretiyle 26.04.2018 tarihinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza sonucunda bir kısım davacıların çocuğu ve bir kısım davacıların kardeşi olan yayanın vefat ettiğini, davacıların manevi zarara uğradığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakların saklı kalması kaydıyla davacı anne ... için 250.000,00 TL, davacı baba ... için 200.000,00 TL, davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasında kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmelerin dikkate alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın da kusurunun bulunduğunu
belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli 2021/77 Esas, 2021/339 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 35.000,00 TL, davacı ... için 35.000,00 TL, davacı .... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 26.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının sevk ve idaresindeki araç ile davacının yaya olan çocuğuna çarpması sonucunda meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucunda yaya olan davacının çocuğunun vefat etmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özellikleri göz önünde tutularak ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır.
Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.
Somut olayda; davaya konu kazanın meydana geliş tarihi, kazanın meydana gelmesinde asli kusurun davalı tarafta olması, temyiz eden davacının, kaza sonucunda vefat eden yayanın annesi olması ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı anne için hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup davacı anne için daha fazla manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.