MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3231 E., 2022/2365 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/59 E., 2021/382 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.01.2020 tarihinde meydana gelen depremde davalı nezdinde DASK sigortası bulunan evin zarar gördüğünü ve ağır hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalı kuruma hasarın ihbar edildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 12.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hasar talebinin değerlendirildiğini, meydana gelen depremde sigortalanan taşınmazın taşıyıcı kolonlarının hasarlanmadığını ve rizikodan önceki haline onarım ile getirilmesinin mümkün olduğunu, binanın yapısal sorunları nedeniyle yıkılıp yeniden yapılmasının iyileştirme niteliğinde olup zorunlu deprem sigortası kapsamında olmadığını, poliçedeki teminat miktarının DASK'ın sorumluluğunun üst sınırını teşkil ettiğini ve zararın meydana geldiği tarihteki serbest piyasa birim fiyatlarına göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, sigorta poliçesindeki teminatın amacının deprem nedeniyle oluşan gerçek zararın giderilmesi olduğunu, rizikonun yapım eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari iş niteliğinde olmaması nedeniyle avans faizi istemesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu poliçe tarihinin 26.02.2020 tarihi olduğu ve poliçede sigortalı yapının hasarsız olarak belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı taşınmazın 24.01.2020 tarihinde meydana gelen depremden dolayı ağır hasarlı hale geldiğinin tespit edildiği, poliçe tanzim edilirken yapının ağır hasarlı olduğu hususunun sigortalı tarafından sigortacıya bildirilmediği ve bu şekilde beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği, poliçe ile teminat altına alınan rizikonun poliçe tazminininden önce gerçekleştiği bu nedenle teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvuruda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 1458. maddesi gereğince poliçelerin hükümsüz olduğu, sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra gerçekleşen rizikolardan sorumlu olduğu ve dava konusu olayda ortada geçerli bir sigorta ilişkisi bulunmadığından davalı DASK'ın riziko nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olamayacağı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmazın 24.01.2020 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında yaşanan artçı sarsıntılar ile hasar gördüğünü ve ağır hasarlı hale geldiğini, bu nedenle taşınmazın aldığı hasarın poliçe kapsamında olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
587 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 maddesi gereğince davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.