MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/23 21... /2429 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/5 01... /389 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.04.2018 tarihinde davacının kullandığı bisiklet ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ...'ın işleteni olduğu, davalı ... şirketinin de zorunlu mali sorumluluk sigortasını (ZMSS) yaptığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını, arabuluculuk sürecinin de olumlu sonuçlanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile açtığı belirsiz alacak davasında bakıcı gideri, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, meslekte kazanç kaybı, ekonomik geleceğindeki sarsılmadan doğan kayıplar için 5.000,00 TL ve tedavi gideri için 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden ihbar tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Geçici bakıcı gideri talebini 26.363,82 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.791,56 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 802.320,79 TL'ye, tedavi gideri talebini 9.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemede açılmadığını, kazaya karışan aracı kaza tarihinden çok önce 30.06.2017 tarihinde diğer davalı ...'e sattığını, araç kaydının devrini yapmadığını, bu nedenlerle oluşan kaza nedeniyle sorumluluğunun olmadığını, kaza nedeniyle davacının asli kusurlu olduğunu, kazaya karışan davalı ...'in kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağını kabul etmediğini, davacının talep ettiği masrafların bir çoğunun Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığını, davacının maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumunca (ATK) tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, tek kusurlunun davacı olduğunu, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunun gerçek kusuru yansıtmadığını, davacının maluliyet durumunun ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, SGK ve sigorta şirketinden davacıya yapılan ödeme olup olmadığının da araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kazaya karışan aracın ZMSS kapsamında sigortacısı olduğunu, müvekkili şirketin faizden dava tarihi itibariyle sorumlu olduğunu, kazaya ilişkin kusur durumunun mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet durumunun da ATK'dan tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespiti ile bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 802.320,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.791,56 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 26.363,82 TL bakıcı gideri, 9.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 849.476,17 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğu 407.155,38 TL ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla davalı ... yönünden 12.12.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat taleplerinin 1.000,00 TL'lik kısmının davalılar ... ve ... yönünden, 442.320,79 TL'lik kısmının davalı ... yönünden reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ek kararı ile davalı ... vekilinin, istinaf harç ve giderlerinin muhtıra ile verilen kesin süreye rağmen yatırmaması nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının takdir olunan manevi tazminatın az olduğu, manevi tazminatın 100.000,00 TL üzerinden tam kabulünün gerektiği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 802.320,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... şirketinin poliçe gereği bedeni zararlarda 360.000,00 TL poliçe limiti bulunduğundan davalı ... şirketinin bu miktarla sınırlı ve davalı ... yönünden 12.12.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalıların ise 802.320,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tamamından sorumlu olmak kaydı ile her 3 davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 11.791,56 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 26.363,82 TL bakıcı gideri, 9.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 47.154,38 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğunun (davalı ... şirketinin sağlık giderleri teminatı altında 360.000,00 TL teminat limiti ile sorumlu olduğundan) davalı ... yönünden 12.12.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat taleplerinin 1.000,00 TL'lik kısmının davalılar ... ve ... yönünden, 442.320,79 TL'lik kısmının davalı ... yönünden reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumunda davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazanın davacının tam kusuru ile gerçekleştiğini, ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranının huzurdaki dosya için bağlayıcı olmadığını, kusurun sadece davacı beyanları dikkate alınarak belirlendiğini, kaza tespit tutanağı kabul etmediklerini, büyük tonajlı araçların yanından geçerken diğer araçların dikkatli olması gerektiğini, davacının bunu yapmadığını, maluliyet oranına ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğunu, itiraz ettiklerini, maluliyet oranının ATK tarafından belirlenmemesinin yerinde olmadığını, faturalandırılamayan tedavi giderlerinin afaki belirlendiğini, maluliyet ile kaza arasında illiyet kurulmadığını, taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, tazminat hesabında muhtemel yaş ve sair bütün hesaplama parametrelerine itiraz ettiklerini, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunduklarını ancak değerlendirilmediğini, faiz oranı ve başlangıcının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketinin ZMSS diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanan davacı bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıplar ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.