MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/17 26... /2077 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/2 22... /25 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kendilerine sigortalı olan motosikletin sürücüsü olan ...'un 12.08.2012 tarihinde yaptığı tek taraflı kazada motosiklette yolcu olan ...'in yaralandığını, sürücünün kazada 137 promil alkollü olduğu ve savcılık soruşturması neticesinde müşteki ile uzlaşmaları nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kazada yaralanan dava dışı ... sigorta şirketi aleyhine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/801 Esas sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, bilirkişi raporları alınmasına müteakip 17.01.2017 tarihinde sulh anlaşması yapılarak dava dışı kişiye 169.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme kapsamında sigortalıdan rücu hakları olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 169.000,00TL'nin ödeme tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebep olanın ... olup dava dışı motosiklet sürücüsü ve yolcusunun müvekkiline gelerek motosikletini vermesini söylediklerini, davalının vermek istemediğini, ancak aracın anahtarını zorla aldıklarını, davalının kendisine ve ailesine bir şey yaparlar korkusu ile ihbarda bulunmadığını, ... isimli şahsın sürücüden davacı ve şikayetçi olmadığını, uzlaştıklarını, davacının da iyiniyet kurallarını ihlal edecek şekilde ödeme yaptığını, kendilerine davanın ihbar edilmediğini, davacının, kendilerine karşı açılan davayı kazanacak olmalarına rağmen ödeme yaptığını, yine ...'in alkollü birinin aracına binerek kusurlu davrandığını ve müterafık kusurlu olduğunu, hatır taşıması bulunduğunu, ...'in uzlaşmış olması nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 46... plakalı motosikletin kaza tarihi olan 02.08.2012 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu, kaza tarihinde motosikletin dava dışı ... sevk ve idaresinde olduğu, dava dışı .........'in motosiklette yolcu olarak bulunduğu, kaza neticesinde dava dışı .. .... malul kaldığı iddiası ile davacı aleyhine ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/801 esas sayılı dosyası üzerinden maddi zararın tazmini için dava ikame edildiği, davacının işbu davada dava dışı 3.kişi ile yaptığı sulh anlaşmasına istinaden 26.01.2017 tarihinde geçici ve kalıcı maluliyet zararlarına mahsuben 169.000,00 TL ödediği, ödediği bu bedelin, dava dışı araç sürücüsü ...'un kaza esnasında motosikleti alkollü olarak kullanması neticesinde kazaya sebebiyet verdiği iddiası ile poliçe akidi olan davalıdan rücuen tazmini maksadıyla dava ikame ettiği, söz konusu ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/801 esas sayılı dosyasının incelenmesinde tarafların anlaşmaya vardıkları ve 165.000,00 TL konusunda uzlaşıldığı, dava dışı kişi hesabına 169.000,00 TL ödendiği ve davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, alınan rapor ile sürücünün alkollü olmasının risk oluşturabileceğinin belirtildiği, kusur raporu ile sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde de; “tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa” sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu, dava dışı kişinin alkollü birinin aracında seyahat ettiği ve %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne, davacı tarafından ödenen 169.000,00 TL'den Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi dikkate alınarak, mağdurun kazada kask takmaması sebebi ile %20 oranında takdiri indirim yapılmak sureti ile bulunan 135.200,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 26.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; dava dışı mağdurun, müteselsil sorumlulardan biri olan sürücü ile 12.11.2012 tarihinde uzlaşmaya vardığı, bu uzlaşma nedeniyle CMK'nın 253/19. maddesi gereğince tazminat davası açma hakkını kaybettiği gibi, artık diğer sorumlulara karşı da dava açılamayacağı, TBK'nın 166.maddesi gereğince bu işlemle diğer müteselsil borçluları da borçtan kurtardığı halde davacı ... tarafından 26.02.2017 tarihinde dava dışı ...'e 169.000,00 TL olarak yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, ancak bu yanılgının yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden düzelterek esas hakkında yeniden bir karar vermek üzere mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ödemenin lütuf ödemesi olmadığı, mahkeme kararı gereği ödeme yaptıkları, dava dışı kişinin uzlaşma esnasında akli melekelerinin yerinde olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, davalı lehine nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğu zira müterafık kusur indirimi yapılmaması gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu maluliyet nedeni ile dava dışı kişiye yapılan sigorta ödemesi nedeniyle yapılan ödemenin aracın işleteni olan davalıdan rücuen tazmini talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava dışı ... ile araç sürücüsü arasında 12.11.2012 tarihli uzlaşma nedeni ile Savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasına, davacının ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/801 Esas sayılı dosyasına istinaden dava dışı kişi ile yaptıkları sulh gereği 06.02.2017 tarihinde ödeme yapmış ve davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olmasına, uzlaşma tarihinden sonra ödeme yapılmış olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.