MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/359 E., 2022/2218 K.
vekilleri Avukat ...
Avukat ...
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/215 E., 2020/344 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat .... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'un oğlu, diğer davacıların kardeşi olan ...'un 26.03.2018 tarihinde karşıdan karşıya geçerken davalı ...'ün sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... Ticaret Limited Şirketinin maliki/işleteni olduğu minibüsün ...'a çarptığını, meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, davacıların davaya konu olay nedeniyle manevi zarara uğradığını belirterek davacılardan ... için 150.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...'e dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, olayın gece vakti meydana geldiğini, yolda herhangi bir aydınlatma olmadığını, gece görüşü zor olan bir yerde davalı sürücünün ...'u görmesinin mümkün olmadığını, müteveffanın kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında makine mühendisi bilirkişiden alınan 06.11.2018 tarihli kusur raporunda, yaya ...'un dava konusu olayda 5/8 oranında (%62.5), davalı sürücü ...'ün ise 3/8 oranında (%37.5) kusurlu olduğunun tespit edildiği, tarafların itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 12.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda, kök raporda değişiklik olmadığı yönünde görüş bildirildiği, davacılar vekili tarafından rapora itiraz edilmesi üzerine bu kez İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 23.08.2019 tarihli raporda, yaya ...'un dava konusu olayda 5/8 oranında (%62.5), davalı sürücü ...'ün ise 3/8 oranında (%37.5) kusurlu olduğunun tespit edildiği, manevi tazminat tutarı belirlenirken olayın oluş şekli, kusur durumu, kaza tarihi, tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, davalıların eyleminin niteliği, davacılarda yaratılan elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler, davacıların yaşadığı üzüntü ve olayın yarattığı manevi çöküntü gibi etkenler gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, davacı ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.03.2018 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin olay tarihinde karşıdan karşıya geçerken davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, hükme esas alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluş şekline uygun olduğu, raporun dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu, beyanlar, kaza tespit tutanağı ve ekinde bulunan kaza yeri kroki, kaza anını gösteren kamera görüntülerinin bulunduğu CD içeriği incelenerek tanzim edildiği, kazaya ilişkin davalı sürücü hakkında Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/685 E. 2020/413 K. sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet hükmünün, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2021/1052 E., 2022/2064 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, bu nedenle tarafların kusura ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, olayı oluş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alındığında davacılar için takdir edilen manevi tazminatın bir miktar az olduğu, bu itibarla davacı tarafın istinaf itirazının yerinde olduğu, davalı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporunun hatalı olduğunu, yaya ...'un kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün çok hızlı olması sebebiyle tam kusurlu olduğunu, ek kusur raporu alınması gerektiğini, davalı sürücünün 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğunu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda alkolün kazaya etkisinin incelenmediğini, bilirkişi heyetinde nöroloji uzmanının bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyan etmektedir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, kusur raporunun hatalı olduğunu, ek kusur raporu alınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı şirketin işleteni olduğu aracın, davalı sürücünün sevk ve idaresinde iken davacıların oğlu ve kardeşi olan yayaya çarpması sonucu oluşan trafik kazası neticesinde yayanın vefat etmesi sebebiyle davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... için 60.000,00 TL, ... için 60.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar davacılardan ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı ... vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin davacılardan ... ve ... yönünden miktardan ayrı ayrı REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin davacı ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ... ve davalı ... Ticaret Limited Şirketine yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.