MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/53 E., 2023/594 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/103 E., 2020/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi Sigorta vekili tarafından temyiz edilmekle Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.07.2015 tarihinde davacıların desteği ...'un sürücüsü olduğu araç ile davalıların sigortacısı, maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu desteğin vefat ettiğini, davacıların kendisinin desteğinden yoksun kaldıkları gibi bu olay nedeniyle büyük bir acı ve üzüntü de yaşadıklarını, müvekkillerinin murisi ...'un 29.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefatı nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ... için 30.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi, ......... için 10.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi, ...... ... için 10.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 28.01.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile; maddi tazminata ilişkin davasını ........... için 77.621,98 TL, ... için 367.571,90 TL, .......... için 139.868,50 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL'den 585.062,38 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAPLAR
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin işletenin kusuru ile sorumlu olduğu zararlarla sınırlı sorumlu olduğunu, ceza dosyası ve varsa kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumunun açığa kavuşturulmasının gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aracın maliki olması sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğunu, sadece söz konusu aracın değeri ile sınırlı sorumlu olduğunu, aracın sürücüsü ... hakkında açılan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/361 Esas sayılı dosyasında da müşteki sıfatıyla müdahil olduğunu, müvekkilinin üniversite öğrencisi olduğunu, istenilen tazminatların son derece fahiş ve Türkiye gerçeklerinden uzak olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteği müteveffanın kusurunun olmadığının, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ile belirlendiği, desteğin sahibi olduğu ... İnşaat Turizm Paz. Ltd. Şti.'nin defter ve sicil kayıtlarından tek ortağının müteveffa ... olduğu, 13.09.2018 tarihli Kordon Vergi Dairesi kayıtlarına göre 2012 yılında 29.650,00 TL, 2013 yılında 31.490,00 TL ve 2014 yılında 33.470,00 TL, 2015 yılında 37.940,00 TL olduğu, dört yılda toplam 132.550,00 TL yılda ortalama 33.137,500 TL kâr elde ettiği, şirketten huzur hakkı ya da kâr payı almadığı, kâr dağıtımı gerçekleşmiş olsa idi son dört yılda elde edeceği ortalama aylık gelirinin net 2.761,45 TL olduğu, müteveffanın ailesi için yapmış olduğu harcamalar, bilirkişi raporunda aynı mahiyetteki şirketteki bir genel müdürün aylık net maaşının 5.000,00 TL olacağını belirlemiş ise de; vergi dairesine bildirilen miktar resmi mahiyette bir beyan olduğundan, buna itibar edildiği gerekçesiyle maddi tazminat yönünden; davanın kabulü ile davacılardan ... yönünden 77.620,98 TL, ... yönünden 139.868,50 TL, ... yönünden 367.571,90 TL olmak üzere toplam 585.062,38 TL destekten yoksun kalma tazminatından 290.000,00 TL'nin tüm davalılardan, davalı sigorta şirketi yönünden 09.11.2015 tarihinde itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, geriye kalan 295.062,38 TL'nin davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... yönünden 25.000,00 TL, ... yönünden 25.000,00 TL, ... yönünden 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aktüerya bilirkişiden alınan 06.06.2019 tarihli raporda müteveffanın şirketinin yıllık kârı yanında vergi matrah artırım beyannameleri de değerlendirilerek, 4 yıllık vergi matrahları toplamının ortalamasının bulunduğu, aylık 2.761,45 TL gelir elde ettiği, asgari ücretin 2,68 katı olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, ayrıca destekten yoksun kalma tazminatı hesabında müteveffanın anne ve babası için pay ayrıldığı, somut olayda müteveffanın şirketin tek ortağı konumunda olduğu, bu nedenle şirketin tüm kârının murisin kişisel yetenek ve emeği karşılığında elde edilmiş olduğu, bu nedenle müteveffaya ait şirketin vergi matrah artırım dilekçeleri uyarınca gelir hesabı yapılmasının yerinde olduğu, müteveffanın gelirinin daha yüksek olduğu yönünde de somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın gelir tespitini ve kusur tespitini kabul etmediklerini belirtmiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi Sigorta vekili temyiz dilekçesinde; desteğin anne ve babasına pay ayrılmadığını, hesaba esas gelir tespitini kabul etmediklerini, kusur tespitinin doğru olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen maddi ve manevi tazminat talepleri davacı ... için 102.620,00 TL, davacı ... için 164.868,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Davalıların davacı ...' yönelik temyiz itirazları yönünden;
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi Sigorta vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Davalıların diğer temyizleri yönünden,
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda, murisin vefat ettiği tarihte (29.07.2015) annesinin hayatta olduğu ve 28.12.2015 tarihinde vefat ettiği nüfus aile kaydı ile sabittir. Hükme esas alınan aktüer raporda, dava dışı annenin hayatta olduğu dönem için kendisine pay ayrılmadığı anlaşılmıştır. Dairemizce yukarıda belirtilen pay esasına göre desteğin annesinin ölüm tarihine kadar ona da pay ayrılması ve tazminat hesabında gözönüne alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle, davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak (davalıların usuli hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4.Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;
KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Davaya konu kazada vefat eden davacılar murisinin tüm yakınlarının talep edeceği tazminatlar bakımından davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumludur. Ancak mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda; poliçe limiti dikkate alınmadan davacılar için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamış olup, hesaplanan miktar hüküm altına alınmıştır. Hesap bilirkişisi raporu denetime elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yeni bir aktüer hesap bilirkişisinden rapor alınarak öncelikle davacıların yoksun kalınan tam zararlarının hesaplanması, yapılan hesaplamadan sonra tam zararlarının poliçe limitini aşması nedeniyle yukarıda açıklanan KTK'nun 96. maddesine göre garame hesabı yapılarak davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonuca göre temyiz eden davalı ... ... Sigorta Şirketi Sigorta yönünden sorumlu olunan tazminat miktarının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi için karar bozulmuştur.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi Sigorta vekilinin davacılar davacı ......... ve davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... Sigorta Şirketi vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ... ve davalı ... ... Sigorta Şirketi'ne iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.