MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/405 Esas - 2023/738 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/563 Esas - 2023/39 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin 06.09.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 11.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin genel merkezinin İstanbul'da bulunması nedeniyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının kusur durumunun tespitini ve ceza dosyasında uzlaşma mevcutsa müvekkili şirketin sorumluluğunun olmayacağını, müvekkili tarafından Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5645 esas sayılı dosyasına 20.325,97 TL ödeme yapıldığını ve davacının başkaca alacağının bulunmadığını, bakıcı gideri, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinin sorumluluğunda bulunmadığını, davacının motosiklet sürücüsü olduğunu, kask ve koruyucu tertibatın takılı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilecek tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortalı araç sürücüsü ile davacının soruşturma dosyasında uzlaşması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın adil olmadığını, müvekkilinin edimsiz uzlaştığını, kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, maddi zararının giderilmediğini, müvekkilinin uzlaşmanın sonuçları hususunda yeterince aydınlatılmadığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 maddesi gereğince tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilecekleri düzenlenmiş olmasına rağmen henüz zararın miktarı, niteliği, kalıcı olup olmadığı bilinmeksizin ileride hayatı nasıl etkileyeceği konusunda hiçbir bilgiye sahip olunmaksızın, uzlaşma sonucu tüm tazminat haklarından feragat edilmesi, uzlaştırma müessesinin sigorta hukukuna hakim olan ilkelerle çelişmesine neden olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesince davacı ile sigortalı araç sürücüsünün, dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasında uzlaştıkları ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası gereğince uzlaşma sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi 19 uncu fıkrasına göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır şeklindeki yasal düzenleme ışığında uzlaşma raporunun düzenlenmesi halinde davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteydi.
Ancak; Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 sayılı ve Resmi Gazete'nin 18.10.2023 günlü sayısında yayımlanan kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi iptal kararları derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.