MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/26 43... /1443 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİH : 14.06.2021
SAYISI : 2021/1 30... /521 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların eser sahibi, yönetim kurulu başkanı ve yayın sahibi olarak sorumlu oldukları ... Gazetesi'nin 01.04.2016 tarihli nüshasında ".. ..." ".... ...." başlığı ile yayınlanan haber nedeniyle müvekkili şirketin itibarının ve kişilik haklarının saldırıya uğradığını, haberde gerçek dışı isnatlara yer verildiğini, müvekkili banka tarafından yapılan tüm işlemlerin Bankacılık Kanunu ve diğer tüm bankacılık mevzuatına uygun olduğunu, dava konusu hukuka aykırı haberde basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 500.000,00 TL manevi tazminatın 01.04.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; icra kurulu başkanı olan müvekkili ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden de adli bir soruşturma kapsamında edinilen bilgilerin görünür gerçeğe uygun olarak kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Bankası yazı cevabına göre yayında adı geçen dava dışı ......konut alımı için 4.000.000,00 TL kredinin cari hesap şeklinde işleyen değişken faizli kredi tahsis edilmek suretiyle kullandırılmış olduğu, ana para ve değişken oranlı faizine ilişkin taksitlerin halen geri ödenmekte olduğu, buna göre davaya konu haberde ana konu olan...... cari hesap usulüyle kredi kullandırılmış olması hususunun doğru olduğu, kredinin faizsiz kullandırıldığına dair ifadeler banka cevabına göre doğru değil ise de haberin mevcut haliyle ilk anda görünen gerçekliğe uygun olduğu, verilen krediye ilişkin olarak yapılan haberin toplumu
ilgilendirdiği, haberin yapılmasında kamusal yararın bulunduğu, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, davacının kişilik haklarına ve itibarına zarar verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tanınmış bir banka, davaya konu haberde cari hesap usulü kredi kullanan kişinin de tanınmış bir kişi olduğu; davaya konu haberde güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, o anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmayacağı, buna göre haberin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; haberin doğru olmadığını, gerçek dışı iddiaların kaleme alınması ile beraber hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiğini, görünür gerçekliğin söz konusu olmadığını, davalı tarafça gerekli araştırma yapılmadan haber yapıldığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin itibarının zarar gördüğünü, gerçek dışı bir haberin yayınlanmasında kamu yararının varlığından söz edilemeyeceğini, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; .. .... Gazetesi'nin 01.04.2016 tarihli nüshasında yayınlanan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu haberde basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığının, haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, toplumsal ilgi bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, haberin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22... tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin..” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında haberde geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA
Aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.