MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/427 E., 2015/149 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, davacıya ait evin yakınındaki taş ocağını işlettiğini, kayaların parçalanması için patlayıcı madde kullanılması neticesinde davacının evinin duvar ve zeminlerinde zarar meydana geldiğini, delil tespiti dosyası ile zararın belirlendiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 9.563,40 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin faaliyet alanının ... yolu üzerinde değil .. Yolu 5. km.'de olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde belirtilen yer ile herhangi bir alakasının olmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun salt davacı beyanına göre düzenlendiğini, ilgili bakanlığın izni ile ruhsatlı şekilde müvekkilinin faaliyet gösterdiğini, patlamalardan ruhsat alanı dışında kalan yerlerin etkilenmesinin söz konusu olmayacağını, dava konusu ev ile ocak arasındaki mesafenin raporda hatalı değerlendirildiğini, bilirkişinin ne tür ve ne miktarda patlayıcı kullanıldığını tespit etmeden rapor düzenlediğini, dava konusu evin olduğu bölgede Karayolları Genel Müdürlüğünün de taş ocağı olduğunu, dava konusu evin ruhsatsız ve denetime tabi olmayan bir yapı olduğunu, yumuşak zemin üzerinde usulsüzce inşa edilmesi nedeniyle davacının da kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; jeoloji mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından zararın taş ocağındaki patlamalardan meydana geldiğinin tespit edildiğini, maden mühendisi bilirkişi tarafından ise hasarın patlamalardan meydana gelmediğini bildirdiğini, bilirkişiler arasındaki bu görüş ayrılığına ilişkinin çelişki giderilmeden karar verilmesinin yerinde olmadığını, aynı yerde ve aynı olay ile ilgili olarak açılan benzer davaların kabul ile sonuçlandığını ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından işletilen taş ocağında kullanılan patlayıcı maddeler nedeniyle taş ocağının yakınında olan davacıya ait evin zarar görmesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından temsilde yanılma olduğu belirtilerek davanın ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'ye yöneltilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında davalı şirket isminin yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve bu nedenle bozma sebebi yapılmamıştır.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemece mahallinde jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve maden mühendisi bilirkişiler ile birlikte keşif yapıldığı, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda jeoloji mühendisinin söz konusu alanda yapılan patlatma çalışmaları esnasında meydana gelen deprem gibi dinamik kuvvetlerin incelenen evin zemin kısmında oturmalara ve evin duvarında çatlaklara neden olduğu yönünde; inşaat mühendisi bilirkişi tarafından söz konusu alanda yapılan patlatma çalışmaları esnasında yapıda hasar meydana geldiği yönünde kanaat bildirildiği, ancak maden mühendisi bilirkişi tarafından ise anlık şarj ile yapılan patlatmalar sonucu oluşan vibrasyonun yapıya olumsuz etkisi olamayacağına yönelik kanaat bildirildiği, itirazlar üzerine alınan ek raporlarda bilirkişilerin görüşlerini değiştirmediği, bu hali ile bilirkişiler arasında görüş ayrılığı ve varılan sonuçlar arasında çelişki söz konusu olup mahkemece çelişki giderilmeksizin maden mühendisi bilirkişinin kanaati hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Şu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazda meydana gelen zararın, davalıya ait taş ocağında yapılan patlatma çalışmaları esnasında meydana gelip gelmediğine ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde, konusunda uzman bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
V. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.