MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2074 E., 2023/362 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/733 E., 2022/510 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.05.2012 tarihinde davacının yolcu konumunda bulunduğu davalı ... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, söz konusu aracın sünücüsünün davalı ..., malikinin/işleteninin ise davalı ... olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle 694.832,28 TL maluliyet tazminatı ve 3.708,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 698.540,28 TL maddi tazminatın kaza tarihiden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'tan müteselsilen, bu miktarın davalı ... şirketinden poliçe limitleri dolayısıyla 225.000,00 TL maluliyet tazminatı ve 3.708,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 228.708,00 TL'lik kısmından sorumlu olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte diğer davalılarla müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, anılan davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, kazanın davacının içtiği sigarayı camdan atmak amacıyla kendisine vermesi üzerine ve bu esnada sigaranın arabanın içine düşmesi neticesinde dikkatinin dağılmasıyla meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; davacının öğrenci olup fiilen çalışmamakta olduğunu, işgücü kaybı altında tazminat talep edilemeyeceğinden talebin reddi gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderlerinden dolayı sorumluluğu bulunmadığını, faize ilişkin talebin kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2014/928 E., 2017/853 K. sayılı ilk kararı ile dosya kapsamında alınan 20.10.2016 tarihli rapora göre davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 08.04.2016 tarihli raporuna göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %46 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, 14.11.2016 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere; 694.832,00 TL maluliyet tazminatı 3.708,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 698.540,00 TL'nin 29.05.2012 (kaza) tarihinden itibaren davalı şahıslardan (diğer davalı ... Sigorta ile ilgili poliçe ile sınırlı sorumlu olmak üzere 228.708,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı şahıslardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2014/928 E., 2017/853 K. sayılı ilk kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/1318 E., 2020/4074 K. sayılı ilk kararı ile davalıların kusura ilişkin istinaf başvurularının incelenmesinde, ceza davasının soruşturma evresinde alınan ifadeler dikkate alındığında kazanın meydana gelmesinde davacının hareketinin etkisinin yöntemince değerlendirilmediği, ceza mahkemesince aldırılan 20.07.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun kazanın oluşumunda davacının olumsuz hareketinin katkısının irdelemediği, İlk Derece Mahkemesince aldırılan 20.10.2016 tarihli raporun kusur konusunda uzmanlığı olan kişilerce düzenlenmediği, davacının seyir güvenliğini ve sürücünün dengesini etkileyici hareketinin kazanın meydana gelmesindeki etkisinin belirlenmesi amacı ile dosyaya ceza dosyasındaki tüm ifadeler kazandırılarak, dosyanın ... Trafik Kürsüsünden seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile bu hususta rapor düzenlenmesi gerektiği, davalıların bakıcı giderine ilişkin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise, 4 aylık geçici işgöremezlik süresince oluşan maluliyeti sebebiyle davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, bakıcı ihtiyacı var ise günlük ne kadar süre ile bakıcı ihtiyacı olduğuna yönelik rapor alınmadığı, bu yönden yapılan hesaplamaların usule uygun olmadığı, davalıların diğer istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan 17.12.2021 tarihli raporda, davaya konu kazanın meydana gelmesinde, minibüs sürücüsü davalı ...'ın %70 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcunun davranışlarının (sigara içmesi nedeniyle) %30 oranında etken olduğu kanaatine varıldığı, Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 20.12.20 21... .02.2022 tarihli raporlarında; davacının %46 maluliyeti olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, davacının 29.05.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, yargılama sırasında İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2014/928 E., 2017/853 K. sayılı ilk kararı kapsamında davacı vekilinin davalılar aleyhine 19.01.2018 tarihinde İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2018/3128 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibi başlattığı, davalı ...Ş. tarafından 15.09.2021 tarihi itibariyle tüm borç ödenerek icra dosyasının kapandığı, ceza soruşturmasında alınan ifadeler, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kazanın meydana gelmesinde elindeki sigarayı yanık halde minibüsün içerisine düşürerek sürücünün dikkatini dağıtacak şekilde tehlikeye yol açtığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve özensiz davranması nedeniyle olayın meydana gelmesinde davacının %30 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'ın kazanın oluşumunda %70 oranında kusurlu olduğuna ilişkin 03.05.2021 tarihli ve 17.12.2021 tarihli bilirkişi raporlarına mahkemece itibar edildiği, davalı ...Ş. tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınarak aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 25.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının bakiye maddi zararının 1.391.752,01 TL olduğunun tespit edildiği, davacı vekili tarafından sunulan 06.12.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile, 694.832,28 TL iş göremezlik tazminatı, 3.708,00 TL bakıcı gideri tazminatının talep edildiği, davalı ... tarafından icra dosyasına 225.000,00 TL iş göremezlik, 3.708,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 228.708,00 TL asıl alacak, 82.571,99 TL faiz, 19.672,48 TL ilam vekalet ücreti, 1.770,00 TL yargılama gideri ve 27.272,53 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 360.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının bakıcı gideri için açtığı davanın konusuz kaldığından, bakıcı giderine ilişkin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın da konusuz kalması nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığı, diğer davalılar ... ve ... hakkında açılan sürekli maluliyete ilişkin maddi tazminat davasının kabulü, davacı lehine ıslah dilekçesindeki miktar olan 694.832,28 TL'ye hükmedilmesi, davalı ... tarafından icra dosyasına yapılan ödemelerin tahsilde tekerrür olmaması için hükmün infazında dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının bakıcı gideri için açtığı davanın konusuz kalması nedeniyle bakıcı gideri ile ilgili davada karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı ...Ş. (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) hakkında açtığı dava konusuz kaldığından bu davalı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacının sürekli maluliyeti için açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile 694.832,28 TL tazminatın (sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı) kaza tarihi 29.05.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2018/3128 E. sayılı dosyasında yapılan ödemelerin, tahsilde tekerrür olmaması bakımından hükmün infazında dikkate alınmasına), davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 29.05.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2014/928 E., 2017/853 K. sayılı ilk kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, bu nedenle söz konusu kararda hükme esas alınan 14.11.2016 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda hesaplanan 694.832,28 TL'nin, davalılar ... ve ... yönünden usuli kazanılmış hak kapsamında olduğu, 14.11.2016 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda hesaplanan 694.832,28 TL iş göremezlik tazminatından, davacının %30 kusuru oranında indirim yapılması halinde 486.382,59 TL iş göremezlik tazminatının hesaplanacağı, 486.382,59 TL'den davalı ... şirketinin sakatlanma teminatı kapsamında davacıya ödediği 225.000,00 TL mahsup edildiğinde 261.382,59 TL bakiye iş göremezlik tazminatının hesaplanacağı, davalılar ... ve ...'ın 261.382,59 TL bakiye iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacının bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkin davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açtığı davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 261.382,59 TL maddi tazminatın trafik kazasının meydana geldiği 29.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...'tan tahsilde tekerrüre neden olmayacak biçimde müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne ve 25.000,00 TL manevi tazminatın trafik kazasının meydana geldiği 29.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...'tan tahsilde tekerrüre neden olmayacak biçimde müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesinde talep ettikleri 694.832,28 TL tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı karar verdiğini, hükme esas alınan 25.04.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre sürücünün %100 kusurlu olması halinde 2.432.902,86 TL, % 70 kusurlu kabul edilmesi halinde 1.703.032,00 TL zarar bulunduğunu, yine rapora göre davalı ... tarafından poliçe limiti olan ve icra takibi aşamasında ödenen 225.000,00 TL'nin mahsubu ile sürücünün %100 kusurlu olması halinde 2.121.622,87 TL, % 70 kusurlu kabul edilmesi halinde 1.391.752,01 TL zararın bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince %70 kusura göre tazminata hükmedildiğini, yargılama aşamasında davalılar vekilinin de 10.01.2022 tarihli dilekçesi ile %70 kusur tespitini içeren rapora katıldıklarını yazılı olarak beyan ettiğini, müvekkilinin ise önceki aşamalarda icra takibi yaptığı halde davalıların ödeme yapmaması, üzerlerinde borcu karşılayacak malvarlığının olmaması yani alacağını tahsil kabiliyeti olmaması nedeniyle, bu miktarda tazminatı tahsil edemeyeceğini düşünerek bu aşamada talebini artırma gereği duymadığını, diğer taraftan ıslah ile artırılan bedelin sürücünün % 70 kusuruna isabet eden bedelin üzerinde kaldığından talebini artırmadığını, ıslah sonucu taraflarınca talep edilen miktarın 698.540,28 TL iken, sürücünün %70 kusuruna isabet eden bedelin 1.391.752,01 TL olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ıslah ile talep ettikleri maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verdiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince, hataya düşülerek tespit edilen zararın değil ıslah ile talep ettikleri miktardan % 30 indirim yaparak tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiğini ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, bu yorumun hatalı olduğunu, zira yukarıda da ifade ettikleri üzere sürücünün kusuruna isabet eden ve bilirkişi tarafından tespit edilen tazminat olan 1.391.752,01TL’den %30 indirim yapıldığında çıkan miktarın 974.226,00 TL olduğunu, taraflarınca talep edilen miktarın ise 698.540,28 TL olduğunu, bu miktarın, indirim sonucu oluşan miktarın da altında olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, taraflarınca talep edilen meblağı sürücünün % 100 kusura isabet eden meblağ olarak değerlendirildiğini ve indirim yapıldığını, ayrıca istinaf dilekçesi incelendiğinde davalıların bu yönde bir itirazlarının olmadığının görüleceğini, istinaf incelemesinin kapsamının 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde düzenlendiğini, buna göre istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağını, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf dilekçesinde yer almadığı ve kamu düzeninden sayılan bir husus olmadığı halde re’sen bu yönde bir karar verildiğini, davalıların, hatır taşıması vb sebeplerle tazminatın indirilmesi gerektiğini istinaf gerekçelerinde belirtmiş olduklarını, ancak kusura isabet eden indirim yapılmadığı gibi bir iddia ve itirazda bulunmadıklarını, davalıların bu yönde bir itirazları olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince, kanuna aykırı olarak bu gerekçeyle kararın kaldırıldığını ve yeni bir karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince verilen 14.12.2017 tarihli gerekçeli kararın icra takibine konu edilmesi üzerine icra dosyasına davalı ... tarafından yapılan ödemenin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından zarar miktarından mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince 30.06.2022 tarihli gerekçeli kararında yer aldığı gibi bu hususun icra müdürlüğünce hükmün infazında dikkate alınması gerektiğini, bu hususun da davalıların istinaf gerekçeleri arasında sayılmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeninden sayılmadığı halde bu hususun re'sen incelendiğini beyan etmektedir.
2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı olduğunu, davacının güncel maluliyet oranının belirlenmediğini, maluliyete esas alınan kısmi koku alma duyu kaybı ile kısmi görme kaybının meslekte sürekli kazanma gücünü olumsuz etkilemediğini, davacının sadece 1 yıl süre ile okulunu geç bitirdiğini, davacının 2019 yılı Nisan ayında öğretmen olarak mesleğine başladığını, gerçek kazançlar mahsup edilmeksizin gerçek gelir üzerinden varsayıma dayalı gelir hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi ve zamanlamasının hatalı olduğunu, davalı ... şirketince yapılan ödemenin faiz işletilerek güncellenmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını, davacının sigara izmaritini araç içerisine düşürdüğünü, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle davalı araç işleteni ...'ın hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen tazminatın fahiş olduğunu, tazminattan indirim sebeplerinin hukuken birbirinden bağımsız olması nedeniyle her bir sebep için ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince tanıklarının dinlenmediğini, keşif yapılmadığını, dosyaya sundukları hukuki mütalaanın değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS), işleteni ve sürücüsü oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2014/928 E., 2017/853 K. sayılı ilk kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, bu nedenle söz konusu kararda hükme esas alınan 14.11.2016 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda hesaplanan 694.832,28 TL'nin, davalılar ... ve ... yönünden usuli kazanılmış hak kapsamında olduğu, 14.11.2016 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda hesaplanan 694.832,28 TL iş göremezlik tazminatından davacının %30 kusuru oranında indirim yapılması halinde 486.382,59 TL iş göremezlik tazminatının hesaplanacağı, 486.382,59 TL'den davalı ... şirketinin sakatlanma teminatı kapsamında davacıya ödediği 225.000,00 TL mahsup edildiğinde 261.382,59 TL bakiye iş göremezlik tazminatının hesaplanacağı, davalılar ... ve ...'ın 261.382,59 TL bakiye iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, maluliyet raporunun mevzuat hükümlerine uygun hazırlandığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamalarda hata olmadığı, davalı ... şirketinin ödemesinin yargılama sırasında yapılması sebebiyle güncellenmeksizin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesinde hata olmadığı, davacının kusuru nedeniyle %30 oranında indirim yapılmış olduğu, temyiz eden davalıların dava dilekçesine karşı hatır taşıması definde bulunmadığı, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılamayacağı, hükmedilen manevi tazminat miktarının, olay tarihi, tarafların kusur durumu, davacının yaralanma derecesine göre uygun olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.