MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/738 E. 2023/956 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ...'in de içinde bulunduğu, davalı ... sevk ve idaresindeki Kelhasan Belediyesine ait aracın yapmış olduğu kaza sonucu ...’un ağır şekilde yaralandığını, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, ... tarafından Kelhasan Belediye Başkanlığı ve Başak Sigorta A.Ş. aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/122 esas sayılı dosyası ile görülen davada geçici ve sürekli iş göremezlik ile manevi tazminata hükmedildiğini, kararın onandığını, kaza nedeniyle belden aşağısı felç olan ve başkasının yardımı olmadan en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan ...’un bakıcıya ihtiyacı bulunduğunu, ...'nin eşinin felçli kalmasından dolayı büyük acı ve manevi sıkıntı çektiğini, aynı şekilde ... ve ...'ın ise babalarının durumu nedeni ile acı ve ıstırap yaşadıklarını belirterek fazlaya dair talep hakları saklı kalmak üzere, ... için 2.000,00 TL bakıcı tazminatı, ... için 30.000,00 TL, ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın tahsilini istemiş; 17.11.2017 tarihli dilekçesi ile bakıcı gideri bakımından talebini 619.751,85 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, ... için 619.751,85 TL bakıcı gideri tazminatın, ... için 30.000,00 TL ve diğer iki davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2009 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.11.2021 tarihli ve 2021/22170 Esas, 2021/8135 Karar sayılı ilamıyla; davalının davacılardan ..., ... ve ...’e yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle reddine, davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ATK Genel Kurulundan alınacak rapor ile raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve belirlenen maluliyet oranına göre sürekli bakım ihtiyacı konusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bakıcı gideri talebi yönünden davanın davanın kısmen kabulüne, 693,00 TL bakıcı gideri tazminatının 26.11.2009 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Hatice için 30.000,00 TL ve diğer iki davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2009 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; raporun mütalaa ve sonuç kısmının farklı olmasının nedeninin heyetin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde farklı grupta değerlendirme yapması olduğunu, Konya Eğitim Araştırma Hastanesi 08.02.2012 tarihli raporuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %80, ağır özürlü, özür durumu sürekli, rapor geçerlilik süresi daimi, ayakta durmayı gerektiren işlerde çalıştırılamaz olduğunu; Konya Numune Hastanesi 25.10.2023 tarihli raporunda müvekkilin idrar ve gaita kontrolü olmadığı, sonda ve hasta alt bezi kullanması gerektiğinin belirtildiğini, dizden aşağısında his bulunmadığını, kendi başına hareket imkanı olmadığını, muayenesinde de tekerlekli sandalye kullandığının anlaşıldığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli bakıcı gideri istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk Hukuk Sistemine girmiştir.
Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”
Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.
Dosya kapsamından, mahkemece verilen davanın kabulüne, 619.751,85 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair ilk kararın davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında mahkemece davanın kısmen kabulü ile 693,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece verilen davanın kabulü ile 619.751,85 TL'nin tahsili yönündeki ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... bakımından verilen hükmün kesinleştiği gözetilmeden, adı geçen davalı bakımından da 693,00 TL'nin tahsili yönünde karar verilmesi davacının usuli kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden kararın bozulması gerekir.
VII. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ...'e iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.