MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1742 E., 2022/1240 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/455 E., 2020/552 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiş, bu ek kararın temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2025 tarihli ve 2022/13389 Esas, 2025/7135 Karar sayılı ilamı ile ek kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan maddi hata talepli dilekçede, ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak talebin ıslah edildiğini bu nedenle temyiz istemlerinin esastan incelenmesi gerektiği halde temyiz dilekçelerinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek Daire kararının düzeltilmesi talep edilmiştir.
Kararın maddi hataya dayandığı gerekçesi ile düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar verildiği, Dairece ek kararın onandığı, oysa davacı tarafın ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, bu halde alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği gözetildiğinde davacı yönünden kararın temyizi kabil olduğu, Dairenin ek kararın onanmasına ilişkin kararında fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş iken sehven tutulmadığının yazılmış olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı karar düzeltme yolu olmamakla birlikte davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin maddi hata dilekçesi olduğu kabul edilerek ve Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının evlerinin 07.03.2016 tarihinde iki farklı poliçe ile teminat altına alındığını, davacının evlerinin bulunduğu Şırnak ilinde 14.03.2016 tarihinden 14.11.2016 tarihine kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, bu süreçte davacı müvekkilinin de güvenlik nedeniyle evini terk etmek zorunda kaldığını ve sokağa çıkma yasağının sona ermesiyle geri döndüğünü, müvekkilinin teminat altında bulunan evlerinin tamamen kullanılamaz hale geldiğini, konut içinde bulunan eşyaların tamamının da yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini, riziko gerçekleştikten sonra davalı ... şirketine başvurulduğunu ancak davalı ... şirketinin hasar talebini reddettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL tazminatın 16.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 20.02.2020 tarihli dilekçesi ile ... numaralı poliçeye ilişkin talebini 71.820,00 TL bina hasarı, 17.972,27 TL muhteviyat hasarı, 1.500,00 TL alternatif ikametgah gideri ve ... numaralı poliçeye ilişkin talebini 71.820,00 TL bina hasarı, 16.762,22 TL muhteviyat hasarı, 1.500,00 TL alternatif ikametgah gideri olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olan taleplerin zamanaşımına uğradığını, hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafın sigortayla ilgili önemli hususları ve riziko ağırlaşmasını davalı sigortacıya kasten bildirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 07.03.2016 tarihli ... nolu poliçe yönünden 3.000,00 TL tazminatın 30.12.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 07.03.2016 tarihli ... nolu poliçe yönünden 3.000,00 TL tazminatın 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 29.06.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz isteminin kararın kesin olduğu gerekçesi ile reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; açılan davanın belirsiz alacak davası kıstaslarını taşıdığını, bu nedenle davanın kısmi dava kabulü ile zamanaşımı definin kabulünün hatalı olduğunu, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğunun belirtilmemesinin davayı kısmi dava kabul etmek için yeterli olmadığını, davanın alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlenemediğinden asgari bir miktar belirtilerek açıldığını, davanın kısmi dava olarak kabulünün hak arama özgürlüğünü zedelediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesinde belirtilen 6 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, davanın açılması ile zamanaşımının kesildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı ek kararı temyiz dilekçesinde; ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğundan kararın kesin olduğundan bahisle ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; konut sigortasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava dilekçesindeki istemler kısmi davaya ilişkin olup zamanaşımının sadece dava dilekçesindeki miktarlar için kesilmesine, ıslah ile talep edilen kısmın zamanaşımına uğramış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.