MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/604 D. İş, 2023/604 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan araç ile davacı araç sürücüsü arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 107.000,00 sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor masrafı olmak üzere toplam 107.750,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 245.613,17 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 12.04.2022 tarihli maluliyet raporunda davacının %12 oranında maluliyeti bulunduğunun belirlendiği, söz konusu rapor yönünden tarafların mutabık olmadığı, bu nedenle yeniden maluliyet raporu alınmasına karar verildiği, bu kapsamda adli tıp uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 22.02.2023 tarihli maluliyet raporunda, davacının son muayene bulguları Erişinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde davacının sol klavikula kırığına bağlı oluşan sol omuz eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle engel oranının %7 olarak belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan raporda davacının %7 maluliyet oranı, davalının %100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak sürekli iş göremezlik zararının 119.221,11 TL olarak hesaplandığı ve bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 119.221,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa dahil edilerek talep edilen 750,00 TL rapor ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 22.02.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru aşamasında dosyaya sunulan maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılmak suretiyle hazırlandığını, kaza ile illiyet bağını gösterir kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiğini, bu nedenle hukuken geçerli ve karara esas alınması gereken bir rapor olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ise güncel muayene yapılmadan düzenlendiğini ve çelişkili bilirkişi raporunun mevzuata aykırı olduğunu, aksinin kabulü halinde davacının üniversite hastanesinin adli tıp birimine sevki sağlanarak yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, ibraname mukabilinde yapılan ödemeler nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, bu nedenle tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının, belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun davacının gerçek maluliyet oranını yansıtmadığını, uyuşmazlık konusu sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, müterafik kusurun re'sen araştırılması gerektiğini, davacıya SGK tarafından dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davalı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığı belirlenerek ödenen tutarın güncellenerek tazminat tutarından mahsup edilmiş olmasına, oluşa uygun olarak düzenlenen 19.04.2023 tarihli uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında isabetsizlik bulunmamasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 12.04.2022 tarihli maluliyet raporu ile başvuru yapıldığı, söz konusu bu raporda davacının 20.09.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet oranının %12 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından yer alan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince uzman bilirkişi heyetinden alınan maluliyet raporunda; davacının sol klavikula kırığına bağlı oluşan sol omuz eklem hareket kısıtlılığı nedeniyle maluliyet oranının %7 olarak belirlendiği ve bu haliyle davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporları arasında açık bir çelişki meydana geldiği anlaşılmaktadır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait dosyada mevcut maluliyet raporları da irdelenmek ve çelişkileri gidermek suretiyle davacı bizzat muayene edilerek kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davacının maluliyet tayinine neden olan rahatsızlıkları da gözetilerek ortopedi ve travmatoloji uzmanın da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalından yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-) Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1.fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının kazaya ilişkin soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde, Hayat Kimya isimli iş yerinin servis şoförü olarak çalıştığını ve servis aracıyla kaza yaptığını beyan ettiği, davalı tarafça kazanın iş kazası olduğu iddiasında bulunulduğu ancak dosya kapsamında bu iddiaya ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle davaya konu kazadaki maluliyeti nedeniyle davacıya iş göremezliğine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı; ödeme yapılmış veya gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının araştırılması; yapılan ödeme veya bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
b-)Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30/17 maddesi Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının taraflar yararına, 3/(a) ve (b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.