MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/687 - 2023/702
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.11.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumunda olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını açıklamış, bedel artırım dilekçesiyle birlikte fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 221.556,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne 221.556,61 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin itirazları ile davalı vekilinin diğer itirazlarının reddi ile itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan kusur oranını kabul etmediklerini kusura itirazlarının dikkate alınmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, usule uygun düzenlenmediğini, kusur oranını kabul etmediklerini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesini hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2), (3) ve (4) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamı, maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Bu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen14.11.2022 tarihli raporda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak davacıda % 10 oranında maluliyet oluştuğu tespit edilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK-2 ve EK-3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının ve buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanı olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında İtiraz Hakem Heyetince davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) bizzat muayene edilerek, güncel ölçüm, grafi ve görüntülemeleri yapılarak, bu hususların da raporda da belirtilmesi suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kuruluşundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesi gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında yaya olan davacı ve davalıya sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmiştir. Ceza dosyasında alınan kusur raporunda her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunda ise yaya olan davacının %75 oranında kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile dosyada alınan kusur raporu arasında çelişki oluştuğundan, oluşan çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan kusur raporu ve hükme esas alınan kusur raporu arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur dağılımına ilişkin, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
4- Kaza tespit tutanağının incelemesinde davalı ... şirketine sigortalı aracın hususi araç olarak işaretlendiği ve şahıs adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak hakem heyetlerince gerekli araştırma yapılmadan araç cinsinin ticari olduğu belirtilerek eksik inceleme ile avans faizine hükmedilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davalı ... şirketine sigortalı aracın ruhsat tescil belgesinin dosyaya getirtilerek aracın cinsinin tespit edilmesi ve temerrüt faizi yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.