MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1098 D.İş - 2024/1076 K
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.01.2017 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının kalıcı maluliyetinden kaynaklı şimdilik 5.005,00 TL maddi tazminatın teminat limitiyle sorumlu olmak kaydıyla sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.11.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 48.829,02 TL'ye, ıslah dilekçesiyle talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiğini, maluliyet oranı ile ilgili Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, karşı yan lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kabulü ile 5.005,00 TL’nin 26.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetince; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul, yasa ve Yargıtay kararlarına uygun olması nedeniyle davacı vekilinin ıslah talebi verilmesi yönündeki itirazının kabulü ile başvurunun kabulüne, 48.829,02 TL’nin 26.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortacı tarafından başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27.09.2022 tarihli ve 2022/6795 Esas, 2022/10912 Karar sayılı ilamıyla; avans faizi uygulanması gerektiği, olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının maluliyetinin daha fazla olup olmadığı, posttravmatik stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının meydana gelen sürekli maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporu alınmasına karar verilmesi üzerine davacı vekilince sunulan 10.07.2024 tarihli rapor ve aktüer bilirkişi raporu benimsenmiş, davada ancak bir kez ıslah yapılabileceğinden itirazın kabulüne, başvurunun kabulüyle fazlaya ilişkin 330.000,00 TL teminat limitine kadarki fazla hakların saklı tutularak 48.829,02 TL'nin 26.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigortacı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, yargılamanın her aşamasında bedel artırımı yapılabileceğini, başvuruda avans faizi talep edilmesine ve Yargıtay tarafından verilen bozma kararında avans faizine hükmedilmesi gerektiği belirtilmesine karşın söz konusu kararda yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama boyunca davacı tarafça yapılan tüm masrafların sigorta şirketinden tahsili kanuni zorunluluk olup bu kapsamda verilen hükmün açıkça bozmayı gerektirdiğini, vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Özellikle, ölüm ve bedensel zararlar nedeniyle açılan davalarda, tazminatın kesin miktarı, kanıtların toplanmasından, kusur ve hesap raporlarının verilmesinden sonra öğrenilebileceğinden bu gibi belirsiz alacak davasında dava değerinin artırılması (harç tamamlama işlemi) bir ıslah işlemi değildir.
Buna göre belirsiz alacak davalarında dava değerinin artırılmasına ilişkin birinci dilekçenin bedel artırım dilekçesi ikinci dilekçenin ıslah dilekçesi olduğunun kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda tazminat miktarının yükseltilmesine ilişkin iki dilekçe verilmesi "bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabilir" ilkesine aykırılık teşkil etmeyecektir.
Somut olayda dava dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekili bedensel zarar nedeniyle maddi tazminata ilişkin açtığı davanın belirsiz olduğunu belirtmiştir. Bozma ilamından önce davacı vekilince itiraz aşamasında sunulan ilk dilekçeyle maddi tazminat talebi artırılarak dava değeri belirlenmiş, Yargıtay bozma ilamından sonra alınan bilirkişi ek raporunda davacının zararının daha yüksek belirlenmesi üzerine davacı vekilince verilen ikinci dilekçeyle dava değeri yükseltilmiştir.
Buna göre, her ne kadar davacı vekilince sunulan ilk dilekçede ıslah yazılmış ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince bu dilekçesinin bedel artırım dilekçesi, bozma sonrası sunulan ikinci dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabulüyle işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre esas hakkında ve yargılama giderleri hususunda karar vermek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Dairenin 27.09.2022 tarihli ve 2022/6795 Esas, 2022/10912 Karar sayılı ilamıyla; avans faizi uygulanması gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir.
Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince bozma gereğinin yerine getirilmediği; hükmedilen bedele avans faizi uygulanması gerekirken, yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.