MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi S.)
SAYISI : 2022/21 E., 2023/371 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ...’nin, maliki ve sürücüsü olduğu traktör ile seyri halinde iken traktörün devrilmesi sonucu gerçekleşen kazada öldüğünü, desteğin geride kalan hak sahiplerince(davalılarca) yapılan başvuru üzerine davacı tarafından (davalılara)ödeme yapıldığını, ödenen tazminatın Sigortacılık Kanununun 14. maddesi ve ... Yönetmeliği 16. ve 17. maddesi uyarınca rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle ödenen tazminatın rücuen tahsili amacı ile davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalılarca takibe itiraz edildiğini açıklayıp davalıların itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince; "davalılar ... ve ...'nin zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan destekten yoksun kalma tazminatı talebi nedeniyle, desteğinin kazadaki kusurunun davalılara yansıtılamayacağı, desteğin idaresindeki aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmadığından davacı ... Hesabının zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafından ödeme yapılması sebebiyle davacının ... mirasçısı olan davalılara rücu imkanının bulunmadığı" gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 gün, 2020/2189 Esas-2021/1978 karar sayılı ilamıyla " 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14.maddesi, ... Yönetmeliğinin 16. ve 17. maddeleri uyarınca davacının, ödediği tazminatı zarar sorumlusuna rücu hakkı bulunmakta olup somut olayda araç maliki ve sürücü olan ...’nin vefat etmesi sebebi ile davalılar, zarar sorumlusu olan murisin mirasçısı sıfatı ile anılan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Destek alacaklısı kavramı ile mirasçı kavramları farklı olup, destekten yoksun kalma talepli davada davalılar mirasçı sıfatı ile değil 3. kişi sıfatı ile destekten yoksun kalma davasının tarafı olarak yer almakta iken eldeki bu davada, zarar sorumlusunun mirasçısı sıfatı ile yer almaktadırlar. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalılara rücu hakkının bulunduğu gözetilerek işin esasına girildikten sonra davalıların mirasın reddine ilişkin savunmalarının; davalıların mirasın reddi şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda terekenin aktif ve pasifi ile mirasçıların terekeyi sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunup bulunmadıklarının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere" kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda zarar sorumlusu murisin mirasının borca batık olduğu tespit edildiği gerekçesiyle taraf sıfatı kalmayan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, terekenin borca batık olup olmadığı konusunda eksik inceleme yapıldığını, vekalet ücreti konusunda hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazası nedeni ile ödenen tazminatın rücuan tahsili amacı ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, meydana gelen kaza nedeniyle hak sahiplerine ödediği tazminatın rücuan davalılardan tahsilini talep etmiş, davalılarca terekenin borca batık olduğundan mirasın hükmen reddi savunulmuştur.
Mahkemece terekenin borca batık olup olmadığına ilişkin araştırmalar yapılmış, hesap bilirkişisinden rapor alınarak terekenin borca batık olduğu, mirasın hükmen reddi koşullarının gerçekleştiği, davacının davalılara rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Eksik incelemeyle karar verilemez.
Dosya kapsamında murisin aktif malvarlığına ilişkin yapılan araştırmalarda muris adına kayıtlı traktör ve otomobilin bulunduğu, banka hesap hareketlerinde ölümünden sonra yatan paraların bulunduğu anlaşılmaktadır. Karara esas alınan, terekenin aktif ve pasiflerinin değerlendirilmesine ilişkin 03.08.2023 tarihli bilirkişi raporlarında ise muris adına kayıtlı olan bu otomobil ve traktör ile bankaya yatan paraların değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda murisin aktif ve pasif malvarlığı konusunda detaylı araştırma yapılarak mirasın hükmen reddi şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeple; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.