MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1096 E., 2025/1100 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/611 E., 2023/826 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Av. ... ile davalılar ... ve .... ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ... geldiler. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 17.02.2026 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.07.2019 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki, davalı ... tarafından ZMSS ile sigortalı ve davalı şirketin işleteni olduğu çekici ve yarı römorkla seyri sırasında, emniyet şeridinde duran davacıların murisi ...'a aracın römork kısmı ile çarptığını, kazada davacıların murisinin hayatını kaybettiğini, ayrıca murise ait araçta hasar meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalı ... şirketinin yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek her bir davacı için 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için harcanan 7.400,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi zararlarının tazmini için 60.000,00 TL, davacı ...'ın manevi zararlarının tazmini için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ... Tic. Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 08.03.2021 tarihli dilekçesi ile hasar bedeline yönelik 7.400,00 TL’nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini istediklerini, ancak 25.02.2021 tarihinde hasar bedeli ve faizi için 9.775,32 TL ... tarafından yatırılması sonrasında davanın bu talep yönünden konusuz kaldığını, ancak davalının davaya sebebiyet vermesi nedeniyle lehlerine vekalet ücreti takdir edilirken bu miktarın da nazara alınmasını tüm yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasını istemiş, 06.10.2022 tarihli ıslah dilekçesinde; davacı ... için açmış oldukları destekten yoksun kalma tazminat taleplerini 1.838.271,84 TL'ye, davacı ... için açmış oldukları destekten yoksun kalma tazminat taleplerini 496.967,71 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar ... ile ... Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; kusura itiraz ederek sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan ödeme ile tüm maddi zararlarının karşılandığını, destekten yoksunluk zararı oluşmadığını, davacı yana SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, usul ve yasaya aykırı gerçekleştirilen keşfi ve alınan raporu kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; ... için 249.057,19 TL, ... için 68.157,55 TL olmak üzere toplam 317.214,74 TL'nin 27.09.2019 tarihinde ödendiğini, yapılan bu ödeme ile davacıların maddi zararlarının karşılandığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacı yana SGK tarafından ya da başkaca bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması, ödeme yapıldı ise iddia olunan zarardan tenzili gerektiğini, araç hasarı için talebin fahiş olduğunu, piyasa rayiç değerlerine göre incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın açtığı maddi tazminat davasının kabulüne, davacılardan ... için 1.838.271,84 TL, ... için 496.967,71 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'nden kaza tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkındaki davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'nden kaza tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin ve davalılar ... ve ... Tic. Ltd Şti vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; davacı tarafın açtığı destekten yoksun kalma talepli maddi tazminat davasının kabulüne, davacılardan ... için 1.838.271,84 TL, ... için 496.967,71 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'nden kaza tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıların araç hasarına dayalı maddi tazminat istemi, dava sırasında ödeme ile konusuz kaldığından talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın manevi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 60.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ...'nden kaza tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; vefat edenin kazancının eksik hesaplandığını, dosyadaki maaş bordroları dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, mahkemece alınan raporlarda müteveffanın net maaşının asgari ücretin 6.02 katı olarak hesaplandığını, oysa brüt asgari ücretinin 19.538,43 TL olmasına göre, kabul edilen 12.174,84 TL’nin üzerinde bir geliri olduğunu, maaş haricinde yan ödemeleri de olduğunu, bu nedenle hesaplamanın net maaşına göre değil, net kazancına göre yapılması gerektiğini belirterek belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan İTÜ Öğretim üyelerince tanzim edilen raporun soyut olduğunu ve olay ile örtüşmediğini, İTÜ raporunda, yayanın bulunduğu yerin belirsiz olduğu ancak banket üzerinde bulunması durumunda kazanın gerçekleşeceğinin malum olduğunu belirterek rapor tanzim ettiğini, oysa dosya kapsamında resmi ve itiraza uğramamış belgelerle müteveffanın yerinin sabit olduğunu, raporun bu haliyle eksik inceleme ile tanzim edildiğinden karar vermeye elverişli olmadığını, dosya içerisinde İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tanzim edilen 08.07.2019 tarihili olay yeri inceleme tutanağı raporu ve 05.07.2019 tarihli olay yeri krokisi olduğunu, raporun bu belgeler gözden kaçırılarak tanzim edildiğini, bu nedenle rapora itibar edilemeyeceğini, krokiye göre kaza anında yayanın sağ şerit içerisinde olduğunu, olay yeri inceleme tutanağında yayanın yol üzerinde bulunan ...'a ve yol kenarındaki aracına çarptığının tespit ile belirtildiğini, buna göre yayanın yol üzerinde ve şeritte olduğunun kanıtlandığını, yine savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunda da yaya ...’ın aracını emniyet şeridine gerekli önlemleri almaksızın durdurarak, araçtan indikten sonra trafik akışının olduğu yolda araç içerisindekiler ile iletişimde olmasından dolayın asli kusurlu, davalı sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği, bu resmi belgenin de görmezden gelindiğini, İTÜ raporunda atıf yapılan ve katılmadıklarını belirttikleri ATK raporunda, çekicinin bankete taşar şekilde seyrettiği, yayanın sağ şeritte olduğu belirtilerek görüş bildirildiğini, dolayısı ile söz konusu ATK raporunun Kaza Tespit Tutanağı Krokisi ve olay yeri inceleme raporu ile uyumlu olması nedeniyle, yayanın yerinin belirsizliğinden söz edilmeyeceğinden raporun karar vermeye elverişli olmadığını, İTÜ raporundaki tespitin diğer raporlar ile de çelişki oluşturduğunu, somut tespitler ile uyumlu olmadığını, buna rağmen ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması taleplerinin haksız olarak reddediliğini, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacıların dava dilekçesinde yasal faiz talep ettiklerini, ıslah dilekçesi ile ticari faizi ile alacaklarını talep ettiklerini, ancak usulüne uygun yapılan bir ıslah olmadığını, bu konuda harç yatırmadıklarını, bu nedenle avans faizi uygulanamayacağını, ayrıca avans faizi işletilmesinin de mümkün olmadığını, talebin haksız fiile ilişkin olduğunu, manevi tazminata ilişkin verilen kararın da hatalı olduğunu, talebin reddi gerektiği, manevi tazminat için faiz işletilemeyeceğini, manevi tazminatın zenginleşmeye yol açacağını; aktüer raporun da hatalı olduğunu, ölenin anne babası tarafından da Ankara Batı 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, her iki dosyada ölenin gelirinin farklı olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinde 11.906,40 TL iken, eldeki dosyada 12.174,87 TL olduğu bu tespitlerden birisinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporun da tamamen hukuka aykırı olduğunu, desteğin ölmeden önceki 6 aylık gelirlerinin yeterince incelenmediğini, bağlantılı 5. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında ise incelendiğini, esas alınan son geliri 12.174,87 TL’nin 8.883,54 TL'sinin aylık kazancı, 3.291,33 TL’sinin ise fazla çalışma ücreti olduğunu, fazla çalışma arızi nitelik taşıdığından gelire dahil edilmesinin kabul edilemez olduğunu, aksi durumda ise 6 aylık kazanç ortalamasına göre son gelirinin belirlenmesi gerektiğini, dosyaya sunulan uzman görüşünün de bu yönde olduğunu, yine iki mahkemede aynı konuda alınan 2 bilirkişi raporunda çelişki olduğunu; hükme esas alınan rapora, tek çocuklu iken ölen desteğin iki çocuğa sahip olacağı varsayımının hesaplamaya dahil edilmediğini, Yargıtay içtihatlarında çocuksuz veya tek çocuklu ölüm halinde bir çocuk daha ilave edilerek hesaplama yapılmasını kabul ettiğini, uzman görüşünde de bu hususun açıklandığını, 2 çocuk varsayımına göre hesaplama yapılmamış olması nedeniyle kararın hatalı olduğunu, eşin yeninden evlenme ihtimalin de doğru şekilde değerlendirilmediğini, bilirkişinin bu nedenle çelişkiye düştüğünü, %4 indirimin davacının sağlığı, yaşı ve yaşadığı sosyal çevre göze alındığında çok düşük belirlendiğini, %4 indirimin de hatalı yapıldığını, dosyaya sundukları uzman görüşünde de %12 evlenme ihtimaline göre hesaplama yapıldığını, ölenin tam kusurlu olması nedeniyle mirasçıların destek tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının ücretine ilişkin beyanın mesnetsiz olduğunu, maddi tazminatın talep edilen ve ıslah edilen kısmınının zamanaşımına uğradığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm ve davalı ... ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Maddi tazminatın (zararın) hesaplanmasında gelirin doğru olarak belirlenmesi önemli bir yer tutmaktadır.
Eldeki davada hükme esas alınan aktüer raporunda; desteğin geliri ek ödemelerinin düzenli olduğu kanaati ile 2019 Haziran bordrosunda bildirilen ek ödemeler dahil olan net geliri 12.174,87 TL esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Davalı taraf itirazında; desteğin anne ve babasının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında desteğin gelirinin son 6 aylık bordrosunun ortalaması esas alınarak karar verildiği, bahsi geçen dosyada 11.906,40 TL gelir benimsendiği gerekçesiyle yeniden aktüer raporu alınmasını talep etmiştir.
Bu durumda mahkemece; desteğin düzenli ve sürekli ek ödeme aldığı kanaati doğru ise de hesaplamada son gelirin esas alınmasının yerinde olmadığı, desteğin kaza tarihinden geriye doğru bordrolarında ek ödeme tutarlarının ortalaması alınıp maaş bedeline ilavesiyle tespit edilecek son gelir esas alınmak ve davalı vekilinin itirazında bildirdiği bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak) karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm ve davalı ... ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve .... Tic. Ltd. Şti'ne verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Peşin alınan harcın istek halinde davalılar ... ve .... Ltd. Şti. iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.